Ölü doğum, bebeğin doğum sırasında ya da doğumdan önce kaybedilmesini ifade eder. Gebeliğin 20. haftasından önceki kayıplar düşük olarak isimlendirilirken 20. haftadan sonra yaşanan kayıplar ölü doğum olarak isimlendirilir. Ölü doğumun nedeni genelde bilinmemekle beraber bunu önlemek her zaman mümkün değildir. Ancak ölü doğum riskini azaltmak için yapabileceğiniz bazı şeyler bulunmaktadır.

Ölü Doğum Riskini Azaltmak için Yapabilecekleriniz

Sigara içiyorsanız, yapabileceğiniz en önemli değişiklik sigarayı bırakmak olacaktır. Sigara içmek, ölü doğum yapma riskinizi arttırabileceği gibi bebeğinize farklı açılardan da zarar verebilir. Sigara içiyorsanız, hamile kaldığınızda sigarayı bırakmak için destek alın. Gebeliğin ilk trimesterinde sigarayı bırakmanız halinde ölü doğum yapma riskininiz, sigara içmeyen bir kadının riskiyle aynı olur.

Üçüncü trimesterde yan yatmaya çalışın. Araştırmalar, yan yatmanın ölü doğumu önlemeye yardımcı olabileceğini göstermiştir.

Bebeğinizin hareket modellerini izlemeniz de yardımcı olabilir. Bu sayede bebeğiniz açısından yanlış giden bir şeyler olursa bunun farkına varabilirsiniz.

Doğum öncesi tüm doktor randevularınıza gidin ve gerekli taramaları yaptırın. Bunlar, olası sorunları önlemek ve bu sayede sorun yaşanması durumunda erken tedavi görmek açısından önemlidir.

Bebeğin hareketleri nasıl takip edilir?

Bebeğinizin hareketleri, bir şeylerin yanlış gitme ihtimaline karşı size bilgi verecektir. Bebeğiniz kendini iyi hissetmezse enerjisini saklamak için daha az hareket edecektir. Ölü doğum yapan annelerin yaklaşık yarısı, bebeğin hareketlerinde yavaşlama hissetmiştir. Bebeğinizin hareket modelini bilmeniz, hareketlerinde değişiklik olduğu takdirde fark etmenizi sağlar. Hastaneye zamanında gitmek oldukça önemli olmaktadır.

Bebeğinizin kalp atışlarını evde dinlemek için kesinlikle fetal el doppleri kullanmayın. Bebeğinizin kalp atışlarını, bunun eğitimini almış olan sağlık uzmanlarının dinlemesi ve gerekli olduğu durumlarda bebeğinizin güvende olmasını sağlamaları önemlidir.

Gebeliğinizin 16. ila 24. haftaları arasında bebeğinizin hareket ettiğini hissetmeye başlarsınız. Bebeklerin çoğunun hareket modelleri, 24. haftaya gelindiğinde oturmuş olur. Bununla birlikte doğum zamanı yaklaştıkça bebeğin hareketleri artar. Doğum zamanı yaklaştıkça bebeğin hareketleri yavaşlamaz.

Normal hareketlerin nasıl olması gerektiğine dair bir hareket modeli bulunmamaktadır. Bebeğinizin hareketleri kendine özeldir. Zamanla bebeğinizin hareket modelinin nasıl olduğunu tanımaya başlayacaksınız.

Bebeğinizin hareketlerinde bir yavaşlama olduğu görüyorsanız, doktorunuzu hemen arayın. Bununla birlikte yanlış olan bir şeyler varsa istediğiniz zaman hastaneye gitmekten çekinmeyin. 

Bebeğinizin hareketleriyle ilgili olarak aklınızda bulundurmanız gereken şeyler şunlar olmalıdır:

  • Bebeğinizin hareketleri doğuma doğru yavaşlamaz.
  • Doğuma girerken bebeğinizin yukarı hareket ettiğini hissedebilirsiniz.
  • Bebeğinizin kalp atışlarını kontrol etmek için fetal el doppleri ya da telefon uygulamaları kullanmayın. Bebeğinizin kalp atışını tespit edebilseniz bile bu, bebeğinizin iyi olduğu anlamına gelmez.

Gebelikte Yan Yatmak

Araştırmalar, üçüncü trimesterde yan yatmanın bebek için daha güvenli olduğunu göstermektedir. Buna hem gece uykularınız hem de gündüz kestirmeleriniz dahildir.

Üçüncü trimesterdeki uyku pozisyonu önemlidir. Çünkü sırt üstü yatarsanız, bebeğinizin ağırlığı ile rahminiz diğer organlara baskı uygulayacaktır. Bkz: Gebelikte yatış pozisyonları

Araştırmacılar, ölü doğum riskinin artmasına tam olarak neyin neden olduğunu bilmeseler de aşağıdakilerin önemli olduğu düşünülmektedir:

  • Sırt üstü yattığınız zaman bebeğiniz ve rahminiz, rahme giden ana kan damarları üzerine baskı uygulayabilir ve bu da bebeğinize giden kan ve oksijeni kısıtlayabilir.
  • Yapılan bazı son araştırmalar, gebeliğin son dönemlerinde sırt üstü yatılması durumunda bebeğin daha az hareketli olduğunu ve kalp atış örüntülerinde değişiklikler meydana geldiğini göstermiştir. Bunun nedeninin, anne sırt üstü yattığı zaman bebeğe giden oksijen seviyelerinin düşmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Gebelikte Sigarayı Bırakmak

Sigaranın içindeki kimyasallar, bebeğinize ulaşan oksijen ve besinleri engellemektedir. Ayrıca sigaranın içinde bulunan binlerce kimyasal, bebeğinize geçmektedir. Bu nedenle doktorunuzla konuşup destek alarak sigarayı bırakmanız gerekir.

Gebelikte Kilo Kontrolü

Gebelikte obezite (Vücut Kitle İndeksinizin 30’un üzerinde olması), komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu nedenle hamile kalmadan önce sağlıklı kilonuzda olmanız önemlidir. Hamileyseniz ve kilonuz hakkında endişeleriniz varsa doktorunuzla iyi beslenerek ve hareket ederek kilonuzu nasıl kontrol edebileceğiniz hakkında konuşabilirsiniz.

Gebelikte bakım nasıl olmalıdır?

  • Doğum öncesi tüm doktor ziyaretlerinize gidin ve gerekli testleri yaptırın. Bu sayede doktorunuz, bebeğinizin büyümesini ve gelişimini takip edebilir. Bununla birlikte preeklampsi gibi anneyi etkileyen ve ölü doğuma neden olabilen sağlık sorunlarına dair belirtiler görülüyorsa bazı ek testler yapılması gerekebilir.
  • Gebelikte yaşanan enfeksiyonların bebeğinizi nasıl etkileyebileceğini doktorunuzdan öğrenin. 
  • Kanamanız, mide ağrınız ya da endişelenmenize neden olan başka belirtileriniz varsa bunları doktorunuza haber verin.
  • Kaşıntılarınız varsa bunları da doktorunuza söyleyin. Kaşıntı, gebeliğin intrahepatik kolestazı isimli rahatsızlığın belirtisi olabilir. Bu rahatsızlık, ölü doğum riskini arttırma ile bağlantılı olmakla birlikte dikkatli bir şekilde yönetildiği takdirde bebeklerin çoğu bu durumdan etkilenmemektedir.
  • Spina bifida riskini azaltmak için hamile kalmadan önce folik asit takviyesi kullanmaya başlayın. Folik asit alımına ilk trimester boyunca devam edilmelidir. Bununla birlikte tüm gebeliğiniz boyunca D vitamini almanız da tavsiye edilmektedir. Doktorunuz, kişisel ihtiyacınıza göre almanız gereken vitamin dozlarını size söyleyecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here