Paylaş:

 

Tüp bebek tedavisi, günümüzde doğal yolla gebelik elde edemeyen çiftlerin bebek sahibi olabilmelerine olanak veren üremeye yardımcı tedavilerden en başarılı olan ve en sık tercih edilendir. Tıbbi teknolojinin ilerlemesiyle birlikte tüp bebek tedavisi içinde uygulanan yöntemler değişmekte ve tedavinin başarı şansı da artmaktadır. Bu sayede gebelik elde edemeyen kişilerin her geçen gün tüp bebek tedavisi ile bebek sahibi olabilme imkanı fazlalaşmaktadır. Peki, neden tüp bebek tedavisi bu kadar başarılı sonuçlar veriyor?

Tüp bebek tedavisi

Tüp bebek tedavisinde; kadın ve erkeğin üreme hücreleri tıbbi yollarla alınarak laboratuvar ortamında bir araya getirilir ve döllenmenin gerçekleştirilir. Bu şekilde döllenmiş yumurtadan oluşan embriyolar içinde en kaliteli ve gebeliğe en uygun olanı da anne adayının rahmine yerleştirilir.  Bu embriyo transferinden sonraki 12. Günde yapılan kanda gebelik testinin sonucuna göre gebeliğin gerçekleşip gerçekleşmediği öğrenilebilmektedir.

Tüp bebek tedavisinde öncelikle anne adaylarına uygulanacak olan hormon tedavisi ile yumurtalıkların hassasiyeti arttırılır ve yumurta oluşumu teşvik edilir. Yumurta yeterince geliştikten sonra kandaki östrojen seviyesi kontrol edilir. Ardından çatlatma iğnesi uygulandıktan yaklaşık 1.5 gün sonra yumurta toplama aşaması gerçekleştirilir. Bu şekilde toplanan yumurtalar sperm hücreleri ile döllenir ve embriyo oluşturulur. En son olarak da beklenmesi gereken 12 günün sonunda kanda gebelik testi ile tedavinin sonucu öğrenilir.

Bu işlemler göz önünde bulundurulduğunda; doğal yolla gebelikte her bir aşamanın doğal rutininde ilerliyor olması ve herhangi bir profesyonel müdahale yapılmıyor olması bir dezavantaj olarak da algılanabilir. Zira döllenme ya da rahme yerleşme aşamalarında bir aksaklık, bir hasar ya da sorun olursa düzeltilme şansı yoktur. Bu tür durumlarda ya gebelik gerçekleşmez, ya gebeliğin belli bir döneminde bebek kayıpları yaşanabilir ya da sorunlu bir gebelik döneminin ardından bazı kusurları olan bebek dünyaya gelebilir. Ancak tüp bebek tedavisinde tüm aşamalar uzman doktorlar tarafından gerçekleştirildiği ve takip edildiği için sorun yaşanma riskinin bir nebze de olsa daha düşük olduğu söylenebilir.

Tüp bebek tedavisi yöntemleri

Uygulanmakta olan tüp bebek tedavisi; klasik tüp bebek uygulaması ve mikroenjeksiyon olmak üzere iki farklı şekilde yapılır. Aslında bu her iki yöntemin de aşamaları arasında herhangi bir fark yoktur, aynı aşamalardan geçmektedir. Ancak klasik tüp bebek tedavisinde yumurta ve spermler tıbbi bir ortamda bir araya getirilir ve spermlerden en iyisinin yumurtayı en iyi şekilde dölleyerek en kaliteli embriyoyu oluşturması istenir. Mikroenjeksiyon yönteminde  ise en güçlü, en hareketli, en kaliteli sperm hücresi mikroskobik bir iğne ile direkt olarak yumurtanın içine enjekte edilir ve spermin yumurtayı döllemesi istenir. Mikroenjeksiyon sistemi daha garanti ve daha başarılı bir döllenme vaat ettiğinden, günümüzde klasik yönteme göre mikroenjeksiyon daha sık olarak tercih edilmektedir.

Tüp bebek tedavisine ne zaman başlanır?

Tüp bebek tedavisi için görüşmeler yapıldıktan sonra, tedaviye karar verilirse henüz başlanmadan önce kandaki FSH, LH, TSH, E2 ve Prolaktin seviyelerine bakılır. İşte bu hormon değerlerinin en doğru şekilde elde edilebilmesi için anne adayının adetinin 2. veya 3. gününde test yapılması gerekir. Kan testi için gelirken kadının herhangi bir şekilde aç olması gerekmez, açlık ya da tokluk sonuçları etkilemez.

Tüp bebek tedavisine başlandığı gün aynı zamanda ultrasonla görüntüleme yapılır. Çünkü anne adayının yumurtalıklarında ya da rahminde tüp bebek tedavisini engelleyebilecek herhangi bir rahatsızlığın olup olmadığının kontrol edilmesi gerekir.

Tedaviyi gerçekleştirecek uzmanlar, koşulların uygun olduğunu görürse tedaviye başlamak için herhangi bir engel yoktur. Bu aşamadan sonra yapılacak, uygulanacak şeyler daha çok; kadının yaşına, kan tahliline, yumurtalık kapasitesine ve diğer değerlerine göre değişiklik göstermektedir.

 

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar