Erken Yaşta Yumurta Yaşlanması Nedir, Neden Olur?

Paylaş:

Kadınlarda üreme kabiliyetinin en önemli göstergelerinden ve gerekliliklerinden birisi yumurtlama fonksiyonudur. Herhangi bir sebeple yumurtlama yetisini kaybetmiş olan, yumurtlayamayan kadınların gebe kalabilmeleri söz konusu olamaz. 

Her kız bebek belli bir yumurta kapasitesi ile doğar, bu yumurtlar onun üreme hücreleridir. Ergenliğe girişle birlikte her ay bir tane yumurta onu saran folikülün içinden çıkar ve olası bir korumasız cinsel ilişkide döllenme için hazırdır. Her ay yumurtlama yoluyla, yaşın ilerlemesiyle, kadının geçirdiği hastalıklarla, bazı genetik sorunlarla, kullanılan ilaçlarla, olumsuz ve sağlıksız yaşam şartlarıyla kadının var olan yumurta rezervi her geçen gün, her geçen ay azalmaktadır. Yani genel olarak yaşlanmayla ortaya çıkan yumurta azlığı sorunu, yaşın dışında pek çok farklı faktörlerden etkilenebilmektedir. Zira kadınların biyolojik yaşları ile yumurta yaşları aynı olmayabilir, pek çok kadın beklenen dönemden çok daha öncesinde yumurtlama yetisini yitirebilir, yumurta rezervi tükenebilir. 

Kadınlarda normal şartlar altında 45 – 50 yaşlarına kadar yumurta rezervinin tükenmemeiş olması, ancak bu yaşlardan sonra menopoza girilmesi beklenir. Fakat bu menopoza giriş yaşı her kadın için farklı olabilir. Zira pek çok kadının mustarip olduğu “erken yumurtalık yaşlanması” şeklinde adlandırılan bir sorun bulunmaktadır. İşte bu tür bir tehlike için de kadınların gereklilik durumunda üreme şanslarını koruma altına almaları için yumurta dondurmaları önemlidir. 

Yumurtalık (over) rezervi nedir?

Kadınların üreme potansiyeli, onların hamile kalma kapasitesinin göstergesidir. Bu bağlamda bir kadının yumurtalıklarında bulunan foliküllerin (yumurtaların) sayısı ve kalitesi yumurtalık rezervini göstermektedir. Dolayısıyla da özellikle çocuk sahibi olmak isteyen kadınların yumurta rezervlerinin değerlendirilmesi çok önemlidir. Yumurtalık rezervinin değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak da infertilite (kısırlık) tedavisi için uygulanacak yöntem hakkında ve kişinin hamile kalma şansı hakkında önemli bilgiler elde edilebilir. Bir kadının yumurtalık rezervinin yüksek olması; kadının yumurtalıklarında foliküllerinin fazla, kaliteli ve hamile kalma şansının da yüksek olduğunu göstermektedir. Normalde yumurtalık rezervi yüksek olan bir kadının beklenenden çok daha önce bu rezervinin azalması, yani erken yumurtalık yaşlanması gibi bir sorunun yaşanması da söz konusu olabilir.

Erken yumurtalık yaşlanması nedir?

Normal şartlar altında kadının yumurtalığındaki folikül sayısını, kalitesini gösteren en önemli faktör kişinin o an içinde bulunduğu yaştır. Kadınlarda yaş ilerledikçe özellikle de 35 yaşından sonra folikül sayısı ve kalitesi hızla azalmakta, 40 yaşını geçtikten sonra bu tükeniş daha da hızlanmaktadır. İlerleyen yaş, hastalıklar, ilaçlar, sağlıksız yaşam, genetik faktörler ve diğer olumsuz koşullar sebebiyle yumurta rezervi azalan kadının da doğal yolla ya da üremeye yardımcı tedavi ile gebe kalma şansı azalır. Hatta bazı vakalarda düşük yumurta rezervi ile gebelik gerçekleşse bile düşük riski artar. Bu bağlamda her ne kadar biyolojik yaş yumurta rezervinin sayısı ve kalitesini belirlemede etkili olsa da bazen biyolojik yaşlanma dışında da yumurta yaşlanması sorunu yaşanması söz konusu olabilir.

Tüm bu etkiler doğrultusunda yumurtalık yaşlanması; yumurta sayısının azalması ile birlikte geride kalan yumurtaların da kalitesinin düşmesidir. Aslında yaşı 35’in, hatta 30’un altında olduğu halde, yani genç yaşlarda olduğu halde kadınlarda yumurtalık yaşlanması olduğu zaman gebe kalma potansiyeli ciddi anlamda düşmektedir. Bu sebeple de genç kadınların mümkün olan en kısa zamanda bebek sahibi olması, eğer bunun için doğru zaman olmadığını düşünüyorsa da evli ya da bekar olmalarına bakılmaksızın yumurta rezervlerini kontrol ettirmeleri ileride anne olabilmeleri açısından son derece önemlidir. Zira yumurta rezervi kontrol edilir ve riskli bir durum söz konusu ise yumurtaların saklanması, dondurulması yoluna gidilir.

Yumurta dondurma işlemi nedir?

Yukarıda anlatıldığı üzere yumurtalık rezervi beklenenden önce tükenme riski taşıyan kadınlar için yumurtaların ileriki dönemlere saklanabilmesi çok büyük önem arz etmektedir. Üreme yetisinin kaybedilmesini önleyici bir uygulama olan yumurta dondurma işlemi, kadının yumurtalığından elde edilen yumurtanın (oosit) saklanarak ileride kullanılması amacıyla dondurulması işlemidir. Kısa süre içinde yumurtalık rezervi tükenme riski olan, gebeliği ileriki yaşlara ertelemeyi düşünen, kanser gibi ciddi hastalıkların tedavisini gören kadınlar için yumurta dondurma işlemi kesinlikle mucizevi önem sahiptir. Yumurta dondurma işlemi, kadın yumurtalıklarından vajinal ultrasonografi yardımı ile toplanan yumurtaların laboratuvar ortamında vitrifikasyon yöntemi ile dondurulmasıdır. Bu yöntem sayesinde kadının var olan yumurtaları çok uzun bir süre aynı özelliğini koruyacak şekilde saklanabilir.

Kimler yumurta dondurabilir?

Yumurta dondurma işlemi ilk uygulanmaya başlandığı dönemde yalnızca kanser tedavisi görecek olan hastalara uygulanmakta, Sağlık Bakanlığı sadece bu hastalar için izin vermekteydi. Ancak yumurta rezervinin erken dönemde tükenmesi sorununun çok daha yaygın hale gelmesiyle yumurta dondurma işlemine daha fazla kadın ihtiyaç duymuştur. Bu sebeple de Sağlık Bakanlığı, yeni yönetmelik düzenlemesi ile yumurta rezervi düşük olan tüm kadınlara “yumurtalarını dondurma hakkı”, yani “anne olabilme şansı” tanımıştır. Yaşı genç olan, ancak yumurta rezervi az olan genç, evli, bekar her kadın yumurtalarını dondurup istediği zaman gebe kalabilmekteler. Aynı zamanda bu işlem ilk uygulandığı dönemlerde bunun süresi sadece 5 yıl ile sınırlı iken, günümüzde bu süre 5 yıllık periyotlar halinde takip edilmek üzere sınırsız hale getirilmiştir.

Yumurta dondurma işlemi çok önemlidir!

Yumurta dondurma işlemi, kadının ilerleyen yaşından etkilenmeden gebe kalabilmesini, sağlıklı bir bebek sahibi olabilmesini sağlamak bakımından çok önemlidir. Şöyle ki; yumurta dondurma işlemi sayesinde 30 yaşındaki bir kadın, dondurulan yumurtalarını 40 yaşına geldiğinde aynı kalitede kullanabilir. Bu bağlamda kadının yaşıyla birlikte rahmin yaşlanması hiçbir şey ifade etmiyor, önemli olan kadının yumurtalık rezervidir. Yeterli sayıda ve kalitede yumurtaya sahip olan kadınlar her yaşta gebe kalabilmekteler. Uzmanlara göre rahmin yaşlanması döllenme işleminin gerçekleşmesini engellemiyor, yumurtanın genç kalması yeterli olabiliyor. Bu sebeple de kadınların üreyebilmek için en önemli hazineleri yumurta rezervleridir.

Yumurtalık yaşlanmasını engellemek mümkün olabilir!

Günümüzün tıp teknolojisi üreme hücreleri azalan ve yaşlanan kadınlara da gebelik elde edebilme şansı tanıyor. Aslında bu konuda yeni yapılmaya devam edilen çalışmalarla yakın zamanda yumurta yaşlanmasını durdurmak da mümkün olabilir. Hatta bu yöntem sayesinde menopoza girip üreme, gebe kalabilme yaşı yükseltilebilecektir. Şöyle ki; kök hücrelerle ilgili yapılan çalışmalarda kadınlara ileri yaşlara kadar yumurtalıklarını genç tutabilme olanağı sağlanıyor. Bu işlemde yumurtalık dokusundan alınan hücreler çeşitli işlemlerde geçirilerek yumurta üretebilecek hücreler elde ediliyor. Ardından bu hücrelerden de mikokondriyalar elde edilerek yumurta kalitesinin artırılması amaçlanıyor. Bununla ilgili klinik çalışmalar yapılmaya devam ediliyor ve ileriki dönemlerde yumurtalıktan elde edilen kök hücrelerden yumurta geliştirilebilmesi mümkün olacaktır.

Yumurta rezervi ve yumurta rezervinin koruması gebelik elde edebilmek için hayati önem taşımaktadır. Bu kadar önemli olmasından dolayı da tıp ve üreme teknolojisi her gün yeni çalışmalar yaparak kadınların üreme yetisini artırmayı, üreme çağını biraz daha uzatabilmeyi hedeflemektedir. Bu günün koşullarında, özellikle de son 10 yılda elde edilen başarılar sayesinde üreme yeteneği artırılabilmiş durumdadır.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar