Tüp Bebek Sözlüğü

Kısırlık sorunu yaşayan ve bebek sahibi olmak isteyen çiftler için önerilen yardımcı üreme tekniklerinden biri olan tüp bebek tedavisinde kullanılan terimler, çiftler açısından kafa karıştırıcı olabilmektedir. Tedavi sürecinizde karşılaşabileceğiniz terimleri ve bunların ne anlama geldiklerini aşağıda okuyabilirsiniz.

Abdominal (Açık) Miyomektomi:

Rahmin tamamının değil, yalnızca miyomların alındığı cerrahi bir işlemdir. Bu sayede kadının çocuk doğurma potansiyeli korunur. Miyomektomi, miyomların rahim içindeki konumlarına göre farklı şekillerde yapılabilir. En yaygın olarak abdominal kesi yoluyla rahim ve miyomların doğrudan görselleştirilmesini sağlayan abdominal miyomektomidir.

Açıklanamayan infertilite:

Bebek sahibi olmaya çalışan çiftlerin yaklaşık yüzde 5 ila 10’unda kısırlık için yapılan testlerin tümü normaldir ve kısırlık için belli bir neden yoktur. Çiftlerin büyük bir kısmında kısırlığa neden olacak kadar şiddetli olmayan küçük sorunlar tespit edilir. Bu durumda kısırlığın nedeni tespit edilemez ve açıklanamayan infertilite söz konusu olur. Açıklanamayan infertilitede çiftlerde yumurta kalitesi, tubal fonksiyon ya da sperm fonksiyonu ile ilgili teşhisi ya da tedavisi zor sorunlar olabilir. Kısırlık ilaçları ve mikroenjeksiyon, açıklanamayan infertilitesi olan çiftlerde başarı sağlayabilmektedir. Bu tedavilerle belli bir süre başarı sağlanamazsa tüp bebek tedavisi denenebilir.

Adenomyozis:

Normalde rahmi çevreleyen dokunun, rahim içi duvara büyümesiyle meydana gelir. Normal yerinde olmayan bu doku, adet döngüsü içerisinde kalınlaşmaya, dökülmeye ve kanamaya devam eder. Bu ise rahmin büyümesine ve ağrılı ve yoğun kanamalı adet dönemlerine neden olabilir. Adenomyozis, kadında kısırlığa neden yol açabilir.

Adet döngüsü:

Yumurtalıklarda ve rahim içi tabakada yaklaşık olarak bir aylık döngüde meydana gelen değişikliklerdir. Normal bir adet döngüsü sırasında yumurtalıklardan biri yumurta bırakır ve yumurtanın döllenmesi durumunda embriyonun tutunması için rahim içi tabaka kalınlaşır. Gebelik gerçekleşirse adet döngüsü don bulur. Gerçekleşmezse kalınlaşan rahim içi tabaka vajinadan atılır ve adet görülür.

Adezyon:

Yapışıklıklar ya da adezyonlar, organların birbirine yapışmasına ya da bağlanmasına neden olan anormal skar dokulardın büyümesidir. Bunlar; rahim, yumurtalıklar, fallop tüpleri, mesane ve bağırsaklarda görülebilir. Adezyonlar, çeşitli faktörlerden dolayı meydana gelebilmekle birlikte önceden geçirilmiş ameliyatlar ya da enfeksiyonlar, esas nedenler arasında yer almaktadır.

Agonist:

Tüp bebek tedavisinde yumurtlamayı kontrol etmek için kullanılan bir maddedir. Agonist kullanılırken hormon üretiminde önce bir artış ve ardından yumurtlamayı engelleyen bir azalış meydana gelir.

Antisperm antikorlar:

Spermin hareketliliğini engelleyen yapışkan proteinler.

Antagonist:

Tüp bebek tedavisinde yumurtlamayı kontrol etmek için kullanılan bir maddedir. Antagonist kullanılırken hormon üretimi baskılanır ve yumurtlama engellenir.

Anovülasyon:

Adet döngüsü sırasında yumurtalıkların yumurta bırakmamasıdır. Gebeliğin gerçekleşmesi için yumurtaya ihtiyaç vardır. Yumurtlama sürecinden pek çok hormon sorumlu olduğu için anovülasyona neden olan pek çok faktör bulunabilir. Kronik anovülasyon, kısırlığın yaygın olarak görülen bir nedenidir.

Amenore:

Kadının geçici ya da kalıcı olarak adet görememesidir. Amenoreye neden olan sorunlar başka sorunlar da yaratabilir. Amenore nedeniyle yumurtlamayan kadın, kısırlık sorunları yaşayabilir ve gebe kalamayabilir.

Antral folikül:

FSH’nin uyarılması sonucu gelişen ancak sonrasında vücut tarafından yeniden emilen küçük foliküller.

Astenozoospermi:

Hareketliliği düşük sperm.

Aşılama (IUI):

Döllenme olasılığını arttırmak için spermin yıkanarak hazırlandığı ve ardından ince bir kateter yardımıyla doğrudan rahme yerleştirildiği prosedür.

Azospermi:

Ejakülatta hiç sperm olmamasıdır.

Blastosist transferi:

En fazla beş güne kadar gelişen embriyoların rahme transfer edilmesidir.

Blastosist:

Hücre duvarı tek sıra hücrelerden oluşan, içi boş 4-5 günlük embriyo.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar:

Klamidya ve bel soğukluğu gibi cinsel ilişki yoluyla geçen hastalıklardır. Bu hastalıklar, kadında ve erkekte doğrudan ya da dolaylı olarak kısırlığa neden olabilir. Tedavi edilmediklerinde üreme sistemine ilerleyip kadında rahme, yumurtalıklara ve fallop tüplerine ilerleyip burada hasara veya inflamasyona neden olarak kısırlığa yol açabilir.

Çatlatma iğnesi:

İçerisinde hCG bulunan enjeksiyondur. Gebelik hormonu olarak bilinen hCG, çatlatma iğnesi olarak uygulandığında yumurtaların olgunlaşmasına ve yumurtaların yumurtlama sürecinde bırakılmasına yardımcı olur.

Çikolata kisti (endometriozis):

Rahmin iç tabakasına ait dokunun, vücudun diğer bölgelerinde, genelde fallop tüplerinde büyümesidir. Kısırlığa yol açabilir.

Dondurulmuş embriyo transferi:

Önceki tüp bebek tedavilerinden elde edilip dondurulan embriyoların rahme transfer edilmesidir. Embriyolar, tedavide kullanılmak üzere dikkatlice çözdürülür.

Down regülasyon:

Kadının kısırlık tedavisi sırasında yumurtlamayı uyarmak için ilaç kullanmasından önce üreme hormonu üretiminin durdurulması. Tüp bebek tedavisinde antagonist kullanılan dönemdir.

Döllenme:

Spermin yumurtaya nüfuz etmesi ve gebeliğe yol açmasıdır.

Döngü:

Tüp bebek tedavisi döngüsü, tedavinin tüm aşamalarını içerir ve tamamını içine alır.

Düşük yumurta rezervi:

Yumurtalıkların az yumurta üretmesi ve üretilen yumurtaların döllenmesinin zor olmasıdır. Doğurganlığı tamamen etkileyen bu durum, gebe kalmayı zor hale getirebilmektedir. Bununla birlikte gerekli tedavilerle bebek sahibi olmak mümkün olabilmektedir.

Düşük:

Gebeliğin ilk 20 haftasında fetüsün kaybedilmesidir.

Ejakülat:

Erkeğin boşalması ile gelen ve içerisinde sperm bulunan sıvıdır.

Embriyo transferi:

Embriyoların laboratuvar ortamında geliştirmelerinden sonra anne rahmine transfer edilmesidir.

Embriyo dondurma:

Tüp bebek tedavisinde elde edilen yumurtaların sonra kullanılmak üzere dondurulmasıdır. Başarılı bir tüp bebek döngüsünde birden fazla embriyo elde edilebilir ve bunlar, ileride kullanılmak için saklanabilir. Embriyo dondurma aynı zamanda doğurganlığı korumak için de kullanılabilmektedir.

Embriyo tıraşlama (assisted hatching):

Embriyonun kabuğunun inceltilmesi ya da zonasında küçük bir delik oluşturulması.

Embriyo:

Hücrelerin bölünmeye başladığı döllenmiş yumurta. Embriyo, 5-6 gün sonra blastosiste dönüşür.

Embriyolog:

Doğurganlık alanında çalışan bilim insanlarıdır. Embriyologlar, kısırlık tedavisi sırasında doğurganlık seviyelerinin kontrol edilmesinden, yumurta ve spermlerin toplanmasından ve bir araya getirilmelerinden sorumludur.

Erken menopoz:

Menopozun 40 yaşından önce gerçekleşmesidir. Erken menopoz durumunda adet görülmeyecek ve gebe kalmak mümkün olmayacaktır. Çünkü bu durumda yumurtalıklar, yumurta üretmeyi bırakmaktadır.

Estradiol:

Yumurtalıklar tarafından salgılanan bir hormondur.

Fallop tüpleri:

Kadının yumurtalıklarını rahmine bağlayan iki adet ince ve uzun tüptür. Fallop tüpleri, spermlerin yumurtalıklardan bırakılan yumurtalara ulaşmasına ve döllenmiş yumurtaların rahme taşınmalarına ve tutunmalarına imkan verir.

Folik asit:

B9 vitamini olarak da bilinir. Gebe kalmadan önce ve gebeliğin ilk haftalarında yeteri kadar folik asit almak, bebeğin spina bifida gibi nöral tüp defektleri ile doğma olasılığını önemli ölçüde azaltabilir.

Folikül uyarıcı hormon:

FSH, yumurtalıklardaki folikül üretimini uyaran bir hormondur. Kısırlık tedavisi sırasında birden fazla folikül gelişmesini teşvik etmek için kullanılır.

Folikül:

İçerisinde yumurtaların geliştiği küçük ve sıvı dolu keselerdir.

GnRH agonistleri:

GnRH, vücut tarafından salgılanan ve lüteinleştirici ve folikül uyarıcı hormon üretimini uyaran bir gormondur. Tüp bebek tedavisinde doğurganlık döngüsünü kontrol etmek için GnRH kullanılır.

Gonadotropinler:

Hipofiz bezi tarafından üretilen ve üreme fonksiyonunu kontrol eden hormonlardır. Folikül uyarıcı hormon (FSH) ve lüteinleştirici hormon (LH) gibi üreme döngüsünün bir parçasıdır.

Hareketlilik:

Kısırlık tedavisinde spermin hareketliliğini tanımlamak için kullanılır.

Histeroskopi:

Rahim boşluğunun görüntülendiği bir prosedürdür. Miyom ve polip tanısında yardımcı olabilir.

Hormon replasman terapisi:

Menopoz ya da kısırlık tedavisi nedeniyle kadın vücudunun artık üretemediği hormonların tedavisidir.

İnsan koryonik gonadotropin (hCG):

Genelde plasentada bulunan ve doğal olarak üretilen bir hormondur. Tüp bebek tedavisinde yumurtaların toplanmadan önce olgunlaşmalarına yardımcı olmak için yapay hCG kullanılır.

Kısırlık:

Bir yıl korunmasız cinsel ilişkiden sonra (kadının yaşı 35’in üzerindeyse süre altı aydır) gebe kalamama ya da gebeliği devam ettirememedir.

Toggle title

Yaygın olarak görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir. Klamidya, kadının üreme organlarına zarar verebilir ve doğurganlığını etkileyebilir.

Klinik gebelik:

Kandaki hCG hormonu seviyelerinin yüksek olması ve fetal kalp atışının ultrasonla tespit edilmesi ile kesin hale gelmiş gebelik.

Klomifen sitrat:

Yumurtlamayı uyarmak için kullanılan bir ilaçtır.

Kordosentez:

Anne karnındaki bebeğin kanını test etmek için göbek kordonundan alınan kan ile yapılan testtir. Genelde gebeliğin 18. haftasından sonra yapılan kordosentez ile bazı genetik bozukluklar, kan hastalıkları ve enfeksiyonlar tespit edilebilir.

Korpus luteum:

Kadın üreme sisteminde geçici olarak oluşan ve östrojen ve progesteron salgılayan yapıdır. Döllenmenin meydana gelmesi durumunda progesteron salgılamaya devam eder. Gebelik oluşmazsa progesteron üretmeyi bırakır ve adet kanaması gerçekleşir.

Kriyojenik depolama:

Blastosistlerin, döllenmemiş yumurtaların ya da spermlerin gelecekteki tedavi döngülerinde kullanılmak üzere çok düşük sıcaklıklarda saklanması.

Kromozomal bozukluklar:

İnsan hücrelerinde bulunan kromozomların sayısındaki ya da yapısındaki hatalar.

Kürtaj:

Gebeliği sonlandırma yöntemidir. Kürtaj, istenmeyen gebelik durumlarında ya da gebeliğin devam etmesi durumunda annenin sağlığının tehlikeye gireceği durumlarda veya bebekle ilgili sorunlar olduğunda yapılabilmektedir.

Laparoskopi:

Kesi yapılarak pelvis/karın bölgesinin cerrahi olarak muayene edilmesidir. İşlem sırasında ucunda kamera bulunan teleskopik bir alet kullanılır. Göbek deliğinin hemen altına yerleştirilerek elde edilen görüntüler ekrana yansıtılır.

Lüteinleştirici hormon (LH):

Hipofiz bezi tarafından üretilen bir hormondur. Kadınlarda östrojen üretimi için gereklidir.

Meni:

Erkeğin boşalması ile penisten çıkan sıvıdır. Sıvının amacı, spermi vajinadan, rahim ağzından ve rahimden geçerek yumurtalara taşımaktır.

Mikroenjeksiyon (ICSI):

Tek bir spermin alınarak olgunlaşmış bir yumurtaya enjekte edilmesidir. Erkekte sperm sayısının düşük olduğu ya da sperm hareketliliğinin az olduğu çiftlere önerilir. Tüp bebek sonrası döllenmenin başarısız olduğu çiftlere de önerilebilir.

Miyom:

Rahim içerisinde bulunan iyi huylu tümörlerdir. Miyomlar, kısırlığa katkıda bulunabilir.

Morfoloji:

Kısırlık tedavisinde spermin boyutunu ve şeklini tanımlamak için kullanılır.

Oligo Asteno Terato Spermi (OAT):

Ejakülatta az sayıda, hareketliliği az ve anormal şekilde sperm olmasıdır.

Oligospermi:

Erkekte sperm sayısının az olmasıdır. Sperm sayısının sağlıklı bir değerde olması, doğurganlık açısından önemlidir. 1 mililitre menide 15 milyondan az sperm varsa sperm sayısının az olduğu kabul edilmektedir.

Ovaryan drilling:

PKOS’u olan kadınlara uygulanan cerrahi bir işlemdir. Adet döngüsünü düzenlemek ve gebe kalmaya yardımcı olmak için mevcut kistlerin sayısını azaltmak amacıyla yumurtalığa küçük delikler açılır.

Ovaryen Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS):

Yumurtalıkların, yumurtlama uyarıcı ilaçlara aşırı tepki vermesi sonucu yumurtalıkların büyüdüğü ve mide bulantısı, karında şişkinlik ve nefes darlığına neden olabileceği bir sorundur. Bu durum, çatlatma iğnesinden sonra gelişebileceği için belirtileriniz olması halinde bunu doktorunuza bildirmeniz gerekir.

Ovülasyon indüksiyonu:

Kısırlık tedavisinde yumurtlamayı sağlamak ya da yumurtlamanın düzenli hale gelmesini sağlamak veya bir döngüde üretilecek yumurtaların sayısını arttırmak ve gebe kalma olasılığını yükseltmektir.

Toggle title

Esas olarak yumurtalıklardan salgılanan ve ikincil dişi cinsiyet özelliklerinin gelişimini uyaran, dişi üreme sisteminin büyümesini ve korunmasını sağlayan bir kadınlık hormonudur. Yumurtalıklarda üretilen östrojen, kadınlarda cinsel gelişimi ve üreme döngüsünü kontrol eder.

Pelvik inflamatuar hastalık:

Üreme organlarında meydana gelen enfeksiyondur. Genelde vajinadan rahme, fallop tüplerine ya da yumurtalıklara yayılan cinsel yolla bulaşan bakteriler nedeniyle meydana gelir. Genelde belirtiye neden olmayan ya da çok az belirti veren bu hastalık, kadının gebe kalamaması gibi sorunlar yaşaması durumunda ortaya çıkabilir. Hastalık sonucu hasar gören üreme organları nedeniyle kısırlık sorunları yaşanabilir. Hastalığı birden fazla kez geçirmek kısırlık riskini arttırabileceği gibi tedavi olmamak da riskin artmasına neden olacaktır.

Toggle title

polistik over sendromu
polistik over sendromu

Üreme çağındaki kadınlarda görülen hormonal bir bozukluktur. PKOS’u olan kadınlarına adet döngüleri düzensiz olabilir. PKOS, kadınlarda kısırlığa neden olabilen, ancak tedavi görüldüğünde gebe kalınabilen bir rahatsızlıktır. Polikistik over sendromunda yumurtalıkların etrafında küçük kistlerin gelişebilir. Bu sorun, hormon üretimini ve dolayısıyla doğurganlığı etkileyebilir. Çünkü bu durumda yumurtlama gerçekleşmeyebilir ve kısırlık sorunları ortaya çıkabilir.

Preimplamantasyon genetik tanı (PGD):

Preimplamantasyon genetik test ile tüp bebek tedavisinde elde edilen embriyoların, kadının rahmine transfer edilmeden önce genetik kusurları olup olmadığı kontrol edilir. PGD’de ise özellikle bir ebeveynin ya da her iki ebeveynin bilinen genetik bir anomaliye sahip olması ve embriyonun genetik bir anomali taşıyıp taşımadığını belirlemek adına test yapılır.

Progesteron:

Kadınlık hormonlarından bir tanesidir. Yumurtlama gerçekleştikten sonra üretilen bu hormon, rahim iç tabakasının gelişmesini teşvik eder. Adet döngüsünü düzenlemeye yardımcı olan progesteronun esas görevi, rahmin gebeliğe hazırlanmasını sağlamaktır. Progesteron, her ay yumurtlama gerçekleştikten sonra rahim içi tabakanın, döllenmiş yumurtanın tutunması için hazır hale gelmesini sağlar. Ortada döllenmiş yumurta yoksa progesteron seviyeleri düşer ve adet görülür. Döllenmiş yumurtanın rahim içi tabakaya tutunması halinde ise progesteron gebelik boyunca bu tabakanın korunmasına yardımcı olacaktır.

Rahim ağzı:

Rahim ağzı, rahmin vajinaya açılan alt kısmıdır.

Rahim filmi (HSG):

Fallop tüplerinin açık olup olmadığını, rahim boşluğunun şeklinin normal olup olmadığını gösteren röntgendir. Rahim filmi çekilirken rahme özel bir boya enjekte edilerek anormallikler varsa bunların nerede olduğu görülür. Boyanın fallop tüplerine nasıl girdiği ve buradan nasıl çıktığı, fallop tüplerindeki kusurlar ve tıkanıklıklar görülebilir.

Rahim içi tabaka:

Normalde adet döngüsü sırasında kalınlaşır ve dökülür. Gebeliğin gerçekleşmesi için blastosistin rahim içi tabakaya tutunması gerekir.

Retrograd ejakülasyon:

Erkekte boşalma sırasında meninin penisten dışarı çıkması yerine mesaneye geri dönmesidir. Bu durum zararlı olmamakla birlikte penisten hiç sperm çıkışı olmayacağı ya da çok az sperm çıkışı olacağı için kısırlığa yol açabilir. Retrograd ejakülasyon ilaçlarla ya da mikroenjeksiyon ve tüp bebek tedavisi gibi yöntemlerle tedavi edilebilir.

Sedasyon:

Sakinleştirici ilaçlarla hastanın uyuşturulmasıdır. Tüp bebek tedavisinde genel anestezi yerine hastayı sakinleştirmek için sedasyon uygulanabilir.

Servikal mukus:

Spermin endometriyal boşluğa taşınmasını kolaylaştıran sıvı.

Sperm sayısı:

Meni örneğinde bulunan sperm sayısıdır. Bebek sahibi olmak isteyen çiftler için sperm sayısı önemli olabilmektedir. Erkekte sperm sayısının normal olmaması, altta yatan sağlık sorunlarına işaret ediyor olabilir. Sperm sayısının, her 1 mililitre (mL) meni için 15 milyon spermden 200 milyona kadar farklı değerlerde olması beklenir. 1 mililitre menide 15 milyondna az sperm varsa sperm sayısı düşük demektir. Sperm sayısı, sperm analizi ile belirlenebilir. Bunun için hastanede test yaptırabilirsiniz.

Sperm:

Erkek üreme sistemi içerisinde üretilen üreme hücreleridir. Spermin baş kısmında, yumurtanın DNA’sı ile birleştiğinde yeni bir insan yaratacak DNA bulunmaktadır. Spermin baş kısmının ucu, spermin yumurtaya nüfuz etmesini sağlar. Orta kısmında hareket etmesi için gereken mitokondri vardır. Spermin kuyruk kısmı ise yumurtaya ulaşmak için kırbaç benzeri hareketlerle ileri-geri hareket eder. Spermin yumurtayı döllemek için rahme ve fallop tüplerine ulaşması gerekir.

Teratazoospermi:

Ejakülatta yüksek sayıda anormal sperm bulunmasıdır.

TESE:

TESE teknik3
TESE teknik3

Ejakülatta hiç sperm olmaması durumunda erkekten sperm almak için uygulanan bir yöntemdir. TESE’de hastaya genel anestezi yapılır. Operasyonda testisler açılarak büyük bir doku örneği alınır ve sperm toplanır. Sonrasında bu örnek incelenerek mikroenjeksiyonda kullanılabilecek sperm olup olmadığına bakılır.

Toggle title

Sperm üretimine yardımcı olan hormondur. Kadınlarda da az miktarda üretilmektedir.

Tüp bebek tedavisi:

Kadının yumurtalıklarından alınan yumurtaların laboratuvar ortamında spermler ile bir araya getirilerek döllenmesi işlemidir. Oluşan embriyolar sonrasında kadının rahmine transfer edilir.

Vajina:

Rahimden vücudun dışına kadar uzanan doğum kanalıdır.

Vajinal ultrason:

Kadında üreme organlarının net bir şekilde görüntülenmesini sağlayan taramadır. Tüp bebek tedavisi sırasında foliküllerin gelişimini değerlendirmek için kullanılır.

Vas deferens:

Spermi penise taşıyan tüplerdir.

Vazektomi:

Meniye sperm taşınmasını engelleyen cerrahi bir işlemdir. Spermi penise taşıyan tüpler kesilir ve spermin meniye karışmasını engellemek için tüpler kapatılır. Vazektomi olan erkekler bebek sahibi olmak istemeleri durumunda ameliyat olabilse de bebek sahibi olabilme olasılığı zaman geçtikçe azalmaktadır.

Vücut kitle indeksi:

Vücut ağırlığının kilogram cinsinden boyun metre cinsinden karesine oranı. VKİ, vücut ağırlığının sağlıklı olup olmadığının göstergesidir. Sağlıklı kiloda olmak, tüp bebek tedavisinin başarı şansını arttırır.

Yardımcı üreme teknikleri:

Yumurta ve spermin, vücut dışında laboratuvar ortamında bir araya gelmesine yardımcı olan prosedürler.

Yerleşme:

Gebeliğin gelişmeye devam etmesi için embriyonun rahim içi tabakaya yerleşmesi gerekir.

Yumurta (ovum):

Yumurta ya da ovum, kadının yumurtalıklarında üretilen yumurtaları tanımlamak için kullanılır.

Yumurta toplama:

yumurta toplama

Tüp bebek tedavisi sırasında yumurtalıklardaki foliküllerden yumurta toplama işlemidir.

Yumurtalık kistleri:

Yumurtlama sırasında yumurtalık üzerinde ya da içerisinde gelişen sıvı ya da yarı katı malzemelerle dolu keselerdir. Kistlerin çoğu iyi huyludur ve tedavi gerektirmeksizin ortadan kaybolur.

Yumurtlama:

Yumurtlama, yumurtalıklardan birinin olgunlaşmış bir yumurta bırakmasıdır. Yumurta bırakıldıktan sonra fallop tüplerine ilerler ve burada döllenme üzere 12-24 saat kalır.

Yumurtalık:

Kadın üreme sisteminin bir parçası olan yumurtalıklar iki tanedir ve fallop tüpleri ile rahme bağlanır. Östrojen gibi belli hormonlar salgılamaktan ve yumurta üretiminden sorumludur. Yumurtalıklar düzenli bir şekilde çalıştıklarında yumurta üretir ve serbest bırakırlar. Üreme için gerekli olan hormonların üretimini de sağlarlar. Yumurtalıklarda sorunlar olması, kadında doğurganlık sorunlarına neden olabilir.

Zona pellucida:

Döllenmeden sonraki birkaç gün boyunca yumurtayı ve gelişmekte olan embriyoyu çevreleyen şeffaf bir zardır. Embriyo oluştuktan beş gün sonra blastosist zonadan çıkar.

Zigot:

Sperm, yumurtayı döllediğinde oluşan ilk hücredir.