Paylaş:

İnfertilite Nedir?

 

İnfertilite(Kısırlık), düzenli ve korunmasız seks yaşamına rağmen gebe kalamama durumudur. Biyolojik yetersizlik sonucu spermin yumurtayı dölleyememesi ya da gebeliğin 7-9 ay sona ermeden önce düşmesi gibi şikayetler sonucunda kısırlık ortaya çıkar. Birçok ülkede İnfertilite; kontrasepsiyon(doğum kontrol yöntemleri) kullanmadan 12 ay düzenli cinsel ilişki sonrası gebe kalmayı başaramayan çiftlere konulan teşhistir.

Araştırmalar, infertilite durumlarının yarısından fazlasının kadın sebepli olduğuna işaret ederken, geri kalanlara sperm bozuklukları veya tanımlanamayan faktörler neden olmaktadır.

 

Amerikan’daki ünlü tıp merkezi ‘Mayo Clinic’ araştırmalarına göre;

 

  • İnfertilite vakalarının yaklaşık % 20’si erkekteki bir sorundan kaynaklanmaktadır.
  • İnfertilite vakalarının yaklaşık % 40 ila % 50’si kadındaki bir sorundan kaynaklanıyor.
  • İnfertilite vakalarının yaklaşık % 30 ila % 40’ı ise hem kadın hem de erkeklerde yaşanan sıkıntılardan kaynaklanmaktadır.

 

Teşhis konulabilen infertilite vakalarının çoğu tedavi edilebilir. Doktorlar genellikle, düzenli korunmasız cinsel ilişkiyle hamile kalamayanlara , 24 ay geçmeden infertilite teşhisi koymazlar. Çoğu kişi 12 ay içinde gebelik yoksa doktora gitmeye başlar.

 

İnfertiliteye Neden Olan Risk Faktörleri

 

Yaş: Bir kadının doğurganlığı yaklaşık 32 yaşından sonra düşmeye başlar ve giderek azalmaya devam eder. Erkek doğurganlığı ise 40 yaşından sonra kademeli olarak düşer.

 

Sigara İçmek: Sigara, hem erkek hem de kadınlarda infertilite riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Ayrıca doğurganlık tedavisinin etkilerini zayıflatabilir. Bir kadın hamile kaldığında bile, eğer sigara içerse, düşük yapma riski daha yüksektir.

 

Alkol Tüketimi: Kadının hamileliği, herhangi bir alkol tüketiminden ciddi şekilde etkilenebilir. Alkol bağımlılığı, erkek fertilitesini düşürebilir. Orta düzeyde alkol tüketiminin erkeklerin çoğunda doğurganlığı azalttığı gösterilmemiştir ancak düşük sperm sayısına sahip erkeklerde doğurganlığı düşürdüğü düşünülmektedir.

 

Obezite veya Aşırı Kilolu Olmak: Fazla şişmanlık ya da obezite ve yerleşik bir yaşam tarzı, genellikle kadın kısırlığının başlıca nedenleri olarak bulunur. Aşırı kilolu bir erkek normalden daha az ve kalitesiz sperm riskine sahiptir.

 

Yeme Bozuklukları: Yeme bozukluğunun bir sonucu olarak ağır kilolu kadınlar doğurganlık sorunlarına sahip olabilirler.

 

Vejetaryen Olmak: Uzun süredir vejetaryen ya da vegansanız; demir, folik asit, çinko ve B12 vitamininin alımının yeterli olduğundan emin olmalısınız, aksi takdirde doğurganlığınız etkilenebilir.

Aşırı Egzersiz: Her hafta yedi saatten fazla egzersiz yapan bir kadın yumurtlama problemlerine sahip olabilir.

 

Egzersiz Yapmama: Yerleşik bir yaşam tarzına sahip olmak bazen hem erkeklerde hem kadınlarda düşük doğurganlık sonuçlarına sebep olabilir.

 

Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar: Klamidya, fallop tüplerine zarar verebilir, ayrıca erkeğin testis torbasının iltihaplanmasına neden olabilir. Diğer bazı enfeksiyonlar da infertiliteye neden olabilir.

 

Bazı Kimyasallara Maruz Kalma: Bazı pestisitler, herbisitler, metaller (kurşun) ve çözücüler hem kadınlarda hem de erkeklerde doğurganlık sorunları doğurabilir.

 

Zihinsel Stres: Araştırmalar, kadınların yumurtlama ve erkeğin sperm üretiminin zihinsel strese maruz kalabileceğini göstermektedir. Çiftlerden en az birinde bulunması sonucunda; cinsel ilişki sıklığının daha az olması, daha düşük bir gebelik şansı elde edilmesi mümkündür.

 

 

KADINLARDA İNFERTİLİTE NEDENLERİ

 

İnfertilitenin birçok muhtemel nedeni vardır. Ne yazık ki, vakaların yaklaşık üçte birinde herhangi bir neden tespit edilememektedir.

 

Yumurtlama Bozuklukları

Uzmanlar, yumurtlamayla ilgili sorunların kadınlarda kısırlığın en yaygın nedeni olduğunu söylüyor. Yumurtlama, bir yumurtanın aylık salınımıdır. Bazı durumlarda kadın asla yumurta bırakmaz, diğerlerinde ise kadın uygun döngüleri sırasında yumurta bırakmaz.

Yumurtlama bozuklukları aşağıdakilerden kaynaklanabilir:

 

  • Prematür Over Yetmezliği: kadının yumurtalıkları 40 yaşına gelmeden çalışmayı bırakır.
  • PCOS (Polikistik Over Sendromu): Kadının yumurtalıklarındaki bir sorundur. Ayrıca hasta anormal derecede androjen seviyesine sahiptir. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık % 5 ila % 10’u Polikistik Over Sendromu’na sahiptir.
  • Hiperprolaktinemi: Eğer prolaktin seviyeleri yüksekse ve kadın hamile değilse veya emziriyorsa, doğurganlığı etkileyebilir.
  • Kötü yumurta kalitesi: Hasarlı olan veya genetik anormallik gelişen yumurtalar hamileliği sürdüremez. Yaşı ilerlemiş kadınlarda kalite daha çok düşer.
  • Hipertiroidi
  • Hipotiroidi
  • AIDS veya kanser gibi bazı kronik hastalıklar

 

Uterus veya Fallop Tüplerinde Sorunlar

 

Döllenmiş yumurta uterusa(rahim) doğru yol almaya başlar. Fallop tüplerinde bir sorun varsa, kadın hamile kalamaz. Bunun nedeni aşağıdaki sebepler olabilir:

 

Ameliyat: Pelvik(mesane ve rahim arası) cerrahi; bazen fallop tüplerinde kalıcı hasara neden olabilir. Servikal cerrahi ise, bazen rahim ağzında yara yapabilir. Serviks rahim ağzındaki dölyatağıdır.

 

Submukozal miyomlar: Doğum öncesi çağdaki kadınların % 30 ila % 40’ında meydana gelen uterus kas duvarında bulunan tümörlerdir. İmplantasyona(yerleşmeye) engel olabilirler. Ayrıca fallop tüpünü tıkayarak spermlerin yumurtayı döllemelerini engellerler. Büyük submukozal miyomlar, uterus boşluğunu büyütebilir ve spermlerin yol alması gereken mesafeyi artırabilir.

 

Endometriozis (Çikolata Kisti): Rahmin iç zarındaki dokunun rahmin dışına çıkarak, yumurtalık kanalları ve yumurtalıklar gibi diğer organlarda gelişmesidir. Bunun neden olduğu bazı komplikasyonlar sonucu sperm yumurtayı dölleyemez.

 

İlaçlar

 

Bazı ilaçlar bir kadının doğurganlığını etkileyebilir. Nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar, aspirin veya ibuprofen kullananlarda gebelik şansı düşebilir. Kemoterapide kullanılan bazı ilaçlar da yumurtalık yetmezliğine neden olabilir. Bazı durumlarda, kemoterapinin bu yan etkisi kalıcı olabilir. Ayrıca radyoterapide alınan radyasyon kadın üreme organlarının yakınındaysa doğurganlık problemleri oluşabilir.

 

 

ERKEKLERDE İNFERTİLİTE NEDENLERİ

 

Meni

 

Meni, orgazm sırasında bir erkeğin penisinin serbest bıraktığı sıvıdır. Meni, sıvıdan ve spermden oluşur. Sıvı; prostat bezi, seminal vezikül ve diğer cinsel bezlerden gelir. Testislerde sperm üretilir. Orgazm sırasında bir erkek boşalır (penis yoluyla spermleri serbest bırakır). Meni, boşalma sırasında spermlerin taşınmasına yardımcı olur. Meni şekerlidir ve şeker sperm için bir enerji kaynağıdır.

Anormal meni, erkek infertilitesinin tüm vakalarının yaklaşık % 75’inden sorumludur. Erkek, diğer erkeklerle karşılaştırıldığında daha düşük sayıda sperm boşaltıyorsa ya da menide hiç sperm yoksa kısırlık oluşur. Ayrıca eğer spermin hareketliliği düşükse hedefe ulaşamayacaktır. Spermdeki şekil bozukluğu da döllenmeyi imkansız kılacaktır. Sperm, doğru şekilde olmalı ve yumurtaya doğru hızla ve doğru şekilde hareket edebilmelidir. Spermlerin morfolojisi(yapısı) ve motilite(hareket) yanlışsa, yumurtaya erişip dölleme olasılığı azalır.

 

 

 

Meni Anormalliklerinin Nedenleri

 

  • Testis enfeksiyonu
  • Testis kanseri
  • Testiküler cerrahi
  • Testislerin aşırı ısınması: Saunalar, sıcak küvetler, çok sıcak banyolar veya aşırı derecede sıcak ortamlarda çalışan testislerin sıcaklığı yükselebilir. Sıkı kıyafetler bazı insanlar üzerinde aynı etkiye sahip olabilir.
  • Boşalma bozuklukları: Bazı erkeklerin düzgün bir şekilde boşalması zor olabilir. Geriye doğru boşalma olan erkeklerin menisi mesaneye boşalır. Prostat çevresinde bulunan kanallar engellenirse, uygun bir boşalma gerçekleşmez.
  • İnmemiş testis: Testislerden biri veya bazen ikisi de; fetal gelişim sırasında karından aşağı doğru testis torbasına inmede başarısız oluyor. Sperm üretimi bu durumdan etkilenir çünkü testis doğru konumda değildir ve daha yüksek sıcaklıktadır. Sağlıklı sperm vücut sıcaklığının biraz altında olmalıdır. Bu nedenle, vücudun içinde değil testis torbasında barınır.
  • Hipogonadizm: Testosteron eksikliği testislerin bozukluğuna neden olabilir.
  • Genetik anormallik: Bir adamın bir X ve Y kromozomu olmalıdır. Eğer iki X kromozomu ve bir Y kromozomu (Klinefelter sendromu) varsa, testislerde, testosteronda ve sperm sayısında (bir veya birkaçında) sorun doğuracaktır.
  • Kabakulak: Bu virüs enfeksiyonu, genellikle küçük çocukları etkiler. Bununla birlikte, ergenlik sonrasında ortaya çıkarsa testislerin iltihabına sebep olur, bu da sperm üretimini etkileyebilir.
  • Hypospadias: Üretral ağız, penisin ucu yerine alt tarafındadır. Bu anormallik genellikle bebeklikte cerrahi olarak düzeltilir. Tedavi edilmemişse sperm kadının rahim ağzına gitmeyebilir.
  • Kistik fibroz: Kistik fibroz karaciğer, akciğerler, pankreas ve bağırsaklar gibi organları etkileyen kronik bir hastalıktır. Vücudun tuz dengesini bozarak, hücrelerin dışına çok az tuz ve su bırakarak, akciğerleri mikroplardan uzak tutan kalın ve yapışkan ince mukus tabakasına neden olur. Bu mukusla öksürmek zordur. Mukus, akciğerleri ve hava yollarını tıkar; enfeksiyonlara ve akciğer hasarına neden olur.
  • Radyoterapi: Radyasyon terapisi, sperm üretimini bozabilir.
  • Bazı hastalıklar: Anemi, Cushing sendromu, Diyabet, Tiroid hastalığı semptomları yüzünden kısırlık oluşabilir.
  • İlaçlar: Sülfasalazin içeren antienflamatuvar ilaç bir insanın sperm sayısını önemli ölçüde düşürebilir. İlaç sıklıkla Crohn hastalığı veya romatoid artritli hastalar için reçete edilir. Genellikle bu yan etki, hasta ilaç almayı bıraktıktan sonra kaybolur.
  • Anabolik steroidler: Genellikle vücut geliştiricileri ve atletler tarafından alınır; Özellikle uzun süreli kullanımdan sonra anabolik steroidler ciddi olarak sperm sayısını ve hareketliliğini azaltabilir.
  • Kemoterapi: Bazı kemoterapi ilaçları sperm sayısını önemli ölçüde azaltabilir.
  • Yasadışı uyuşturucular: Esrar ve kokain tüketimi bir insanın sperm sayısını düşürebilir.

 

 

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar