Paylaş:

Doğal yolla gebelik elde edemeyen çiftler bebek sahibi olabilmek için üremeye yardımcı tedavi yöntemlerine başvurmaktalar. Üreme tedavileri arasında günümüzde en başarılı sonuçlar veren yöntem de tüp bebek tedavisidir. Tüp bebek tedavisinde anne ve baba adaylarından üreme hücreleri alınır, laboratuvar ortamında döllenme gerçekleştirilir ve elde edilen sağlıklı embriyolar anne adayının rahmine transfer edilir. Laboratuvarda, uzmanlar kontrolünde döllenmiş yumurtaların en yüksek kaliteli embriyolarından biri veya ikisi seçilir ve anne adayının rahmine yerleştirilir. Bu sayede en kaliteli embriyolarla gebelik elde edilmeye şansı arttırılır. Transferin ardından 12 gün beklenir ve 12. günde kanda gebelik testi yapılır. Gebelik testi için 12 gün beklenme sebebi hamilelik hormonu Beta HCG’nin sadece bu süre sonunda kanda tespit edilebiliyor olmasıdır. Buradan hareketle; gebelik ister doğal yolla, isterse üremeye yardımcı yöntemle olsun, hamilelik testlerinin gerçek sonuç verebilmesi için döllenmeden sonra en az 12 günlük bir zamanın geçmesi gerektiği söylenebilir. Bu süreden daha önce yapılan gebelik testlerinden doğru sonucu almak mümkün olmayabilir.

İn vitro fertilizasyon, yani tüp bebek işleminin haftalık olarak, yani yumurta toplama aşamasında gerçekleştiği varsayılır. Zira anne adayından alınan yumurta laboratuvarda sperm tarafından döllenmiştir. Doğal yolla elde edilen gebeliğin aksine, tüp bebek tedavisinde gebeliğin gerçekleştiği an tam olarak bilinmektedir. Tüp bebek tedavisinde, embriyo transferi ve embriyonun korunması için gerekli tüm koşullar gerektiği gibi gerçekleştiğinde, hamilelik, yumurta toplama aşamasından bir hafta sonra meydana gelmektedir.

Yukarıda da anlatıldığı gibi embriyo transferinden 12 gün sonra, gebeliğin gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için kan gebelik testi yapılır ve sonuçlarına göre bebek var ya da yok diye tanı konur. Eğer anne adayının gebe olduğu tespit edildiyse, 2 hafta sonrasına ultrason muayenesi için gün verilir. Doktor, ultrason muayenesinde gebelik kesesini tespit ederse bir hamilelik olduğu kesinlikle kazanır. Fakat çok sık yaşanmasa da bazı vakalarda kanda gebelik testi pozitif olduğu halde, ultrason muayenesinde gebelik gözlenmeyebiliyor, gebelik kesesi görülmeyebiliyor. İşte bu tür bir durumda dış gebelik varlığından bahsedilir ve vakit kaybetmeden müdahale yapılır, hamilelik sonlandırılır.

Tüp bebekte geç tutunma ne demektir?

Normal sağlık koşullarında, üreme çağındaki bir kadın her 28 günde bir adet görmektedir. Kadın yumurtlayabildiği için adet kanaması yaşanıyordur, adet kanaması yumurtlamanın doğal sonucudur. Bu bağlamda normalde düzenli olarak gerçekleşen adet kanamasındaki gecikme, kadının o ay geç yumurtladığına işarettir. Gebelik elde edilmeye çalışıldığı dönemde de yumurtlama normalden daha geç bir dönemde olabilir, doğal olarak da yumurta döllendikten sonra da geç tutunacaktır. Aynı durum tüp bebek tedavisi için de geçerli olabilir.

Tüp çok geç tutunursa, hamilelik haftası yanlış mı hesaplanır?

Kadının normalden daha geç bir dönemde yumurtlaması durumunda, o ay içinde hiç adet görmemesi gibi bir durum söz konusudur. Bu bakımdan yumurtlama olmadığı için de yumurtlamanın geç kaldığı gibi bir durum tespit edilemez. Kadının gebelik testinin pozitif çıkması durumunda, en son gördüğü adet kanamasının ilk gününden hesaplanarak gebelik haftası bulunur. Bu bağlamda geç yumurtalama durumunda adet döneminin ilk gününden sonra hesaplanan gebelik haftası, doktorun ultrason muayenesinde görüldüğü gebelik haftasından farklı olabilir. Böyle bir durumda da gebelik haftasının yanlış hesaplanma payı zaten sadece 1 hafta kadardır.

Tüp bebekte geç tutunma nelere sebep olur?

Tüp bebeğin geç tutunması, aslında sadece gebelik haftasının hesaplanmasında 1 haftalık bir gecikme ya da yanlışlık olması konusunda sorun teşkil edebilir. Zira geç tutunan bebeğin ya da anne adayının sağlığı bakımından hamilelik sırasında herhangi bir risk ya da olumsuzluk ortaya çıkmaz. Bu bağlamda geç tutunma sonucu oluşan gebelikte; erken doğum, düşük veya bebek anomalisi ya da çok başka bir sağlık sorunu riski bulunmaz. Geç tutunan gebeliklerle normal tutunan gebeliklerin riskleri aynıdır. Ancak hamilelik haftası hesaplama konusunda en doğru yaklaşım ve sonuç doktorun kanaatidir.

Embriyo transferi sonrası rahim duvarına ne zaman tutunur?

embriyo transferi

Laboratuvar ortamında döllenme gerçekleştikten sonra, doktor ve uzmanlar en kaliteli 1 ya da 2 embriyoyu seçip rahme yerleştirirler. İşte bu transferin 2 – 5 gün sonrasında embriyo rahim duvarına tutunmuş olur. Başka bir ifade ile yumurta toplama, yumurtaları dölleme, embriyoyu transfer etme gibi işlemlerle tüp bebek tedavisi başarılı olursa, yumurta toplama işleminden sonraki en geç 10 gün içinde embriyo rahme tutunmuş olur. Doğal yolla elde edilen gebelikte ise cinsel birliktelikten sonraki 20 – 24 gün içinde embriyo anne adayının rahmine tutunur.

Embriyonun geç tutunması tüp bebek tedavisinde neleri değiştirebilir?

Kanda gebelik testi, yani Beta HCG testi pozitif sonuç verirse, hamileliğin var olduğu kabul edilir. Ardında yapılan ultrason muayenesinde gebelik görünümü, artık hamileliği kesin olarak onaylamaktadır. Anne adayının vücudunda gebelik hormonunun artışı ve gebelikte spermin döllendiği süre, gebelikler arasında da hafif bir farklılık gösterebiliyor. Genel olarak kabul edilen implantasyon, yani tutunma teorisine göre embriyo; yumurta çatladıktan sonra, en geç 5 – 6 gün içinde, yani rahme ulaşana kadar rahime tutunamaz. Yani gebe kalmak için, yumurta kırıldıktan sonraki 5 -6 gün içinde embriyo rahme tutunuyordur.

Doğal yolla elde edilen gebeliklerde, kadının yumurtlama tarihine göre hesap yapılır. Dolayısıyla da kadının doğal döngüsündeki yumurtlama süreci; dış etkenlere, beslenmeye, zihinsel duruma, hormonsal faktörlere ve diğer pek çok faktöre bağlı olduğu için yumurtlama sırasında bazen yumurtanın beklenenden daha uzun süre kalması gibi bir durum söz konusu olabiliyor. Böyle vakalarda hamilelik hormon düzeyleri artabiliyor ve ultrason muayene süresi beklenenden daha uzun olabiliyor. Burada da geç olmasından değil, sadece geç belirtilmesinden bahsedilir. Tüm bunlardan yola çıkılarak tüp bebek tedavisinde geç tutunmanın anne adayı ve bebek için herhangi bir olumsuzluğa sebep olmadığı yorumu yapılabilir.

Embriyo transferinden sonra kanama olur mu?

Embriyo transferi sonrası bazı kadınlarda nadiren de olsa vajinal kanama görülebiliyor. Aslında doğal yolla elde edilen gebeliklerde de bazı kadınlar döllenmenin ardından hafif bir kanama, lekelenme görebiliyorlar. Burada embriyonun rahme tutunduğundan, yani tutunma kanamasından bahsedilir. Ancak tüp bebek tedavisinde embriyo transferi sonrasında kanamanın ana nedenlerinden birisi; embriyo transferi sırasında meydana gelen travma, yani kateterin serviks yoluyla iletilmesi esnasında o alanın rahatsız edilmesi, zorlamasıdır. Embriyo transferi sonrasında kanamaya neden olan diğer faktör ise, implantasyon, yani tutunma şeklinde ifade edilen durumdur. Bu sebeplerle gerçekleşebilen kanamalar, kısa ömürlü ve küçük miktarlarda olur, lekelenme şeklindedir ve gebeliği olumsuz etkilemezler.

Tüp bebek tedavisi prosedürlerinde nelere dikkat edilmeli?

  • Uygulamadan sonra en az 1 saat yatak istirahati olmalı,
  • Tüp bebek tedavisi, anne adayının günlük yaşamlarının doğal hızını değiştirebilir. Bu bağlamda anne adayı, doktorun tüm önerilerini uygulamalı,
  • Embriyo transferinden 12 gün sonra kanda gebelik testi yapıldığı için bu süre içinde cinsel ilişkiye girilmemeli,
  • Embriyo transferinden sonra, doktorun reçete ettiği ilaçlar düzenli şekilde kullanılmalıdır.
Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar