Sorunu Gönder
Paylaş:

Tam da zamanı geldiğinde, yani kendini hazır hissettiğinde, tüm koşullar uygun olduğunda sağlıklı bir bebek sahibi olabilmek her çiftin hayalidir. Bu bağlamda tüm dünyada bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin yaklaşık olarak % 85’i de genellikle istedikleri dönemde doğal yolla gebelik elde edebilmekteler. Ama geriye kalan % 15’lik bir oranla da doğal yolla bebek sahibi olamayan, bunun için kimi zaman zorlu tedavi yollarını denemek zorunda kalan çiftlerin sayısı hiç de az değil. 

Tüp bebek tedavisi ile ilgili bilgi almak ve merak ettiklerinizi sormak için aşağıdaki içeriğimize göz atabilirsiniz:

https://www.bulenttiras.com/tup-bebek-nedir-nasil-yapilir

Bir çocuk sahibi olmak ve hamile kalmak istemek ve uzun yıllar deneyip bunu başaramamak kesinlikle kalp kırıcı, yorucu, streslidir ve hayal kırıklığına sebep olmaktadır. Neyse ki, doğal yolla gebe kalamayan ebeveyn adaylarının artık kesinlikle modern birçok tedavi seçeneği bulunmaktadır. Hamile kalmaya yardımcı olmak için tıbbi teknolojiden faydalanmak kesinlikle çok işe yarar, çoğu zaman kısa sürede mutlu sona ulaştırır. 

Üremeye yardımcı tedavi yöntemleri

Üreme çağındaki bir çiftin ve özellikle de kadının yaşı 35’in altındaysa 1 yıl, 35’ten fazla ise 6 ay kadar düzenli aralıklarla korumasız cinsel ilişkiye girildiği halde gebelik elde edilemedi ya da üst üste gebelikler düşükle sonuçlandıysa kısırlık durumundan, yani üremeye yardımcı tedavilere ihtiyaç duyulduğundan bahsedilebilir. Bu konuda çok fazla zaman kaybetmemek lazımdır. Çünkü kadının yaşı ne kadar ileri olursa, yani 35 yaşın ne kadar üzerindeyse hem doğal yolla hem de üremeye yardımcı tedavilerle gebe kalabilme şansı o kadar düşmektedir. Hal böyle olunca da bir an önce tedavi yollarını araştırmak, denemek gerekmektedir. 

Anne olmak isteyen bir kadının yumurtasını veya embriyolarını (döllenmiş yumurtaları) kullanmayı içeren herhangi bir işlem, destekli üreme teknolojisi ya da üremeye yardımcı tedavi kapsamına girer. Üremeye yardımcı tedaviler arasında da en sık olarak tüp bebek tedavisi tercih edilmektedir. Tüp bebek tedavisinde bir kadının yumurtası vücudundan alınır ve baba adayından alınan spermlerle bir laboratuvarda döllenir. Döllenmiş yumurtlar büyümeye başladıktan sonra, embriyolar oluşur ve bunlardan en kaliteli olan 1 ya da 2 tanesi kadının rahmine transfer edilir veya gelecekte kullanılmak üzere dondurulur.

Tabii ki, bu anlatım aslında uzun ve karmaşık bir süreç olan tüp bebek tedavisine çok temel bir bakış. Tüp bebek tedavisinin nasıl çalıştığının ayrıntıları umutlu ebeveynlerin yaşlarına ve sağlığına bağlı olarak değişecektir. Bu nedenle sadece alanında uzman ve deneyimli bir tüp bebek doktoru sürecin başvuru yapan çift için tam olarak ne gerektireceğini söyleyebilir ve bu konuda ayrıntılı bir bilgilendirme yapabilir.

Evet, tüp bebek tedavisi çok başarılı sonuçlar veren ve bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin yüzünü güldüren bir tedavidir. Bununla birlikte aslında kimsenin bahsetmediği bazı yaygın tüp bebek tedavisi deneyimleri de vardır. Bir bebek sahibi olarak daha mutlu ve geniş bir aile için üremeye yardımcı tedavilerden yardım isteyen ebeveyn adaylarının tüp bebek tedavisi sürecinin neyi gerektirdiğini ve tam olarak neleri vaat ettiğini bilmesi önemlidir ve bu da iyi, kötü, çirkin hepsini içerir. Şimdi tüp bebek tedavisine dair daha nadiren bahsi geçen hususlara bakalım.

1- Tüp bebek tedavisinde başarı garantisi yoktur!

Kuşku yok ki, tüp bebek tedavisi çoğu zaman kısırlık nedeni bakımından gebelik elde etmenin imkansıza yakın olduğu vakalarda bile başarılı sonuçlar verebilmektedir. Bu bakımdan tedaviye başvuran birçok çift, bu sürece başladığında, yakın zamanda bebeklerini kucağına alacağını, sadece biraz zaman gerektiğini düşünüyor. Çoğunlukla böyle olmakla birlikte, maalesef kesin olarak böyle olduğu söylenemez. Çünkü hiçbir tedavide olduğu gibi tüp bebek tedavisinde de hamilelik için % 100 şanstan bahsedilemez. 

Tüp bebek tedavisinde hamilelik ve özellikle de eve canlı bebek götürebilme şansı, başta kadının yumurtalarının sayısı ve kalitesi olmak üzere çift için özel birçok faktöre bağlı olacaktır. Ancak ortalama olarak,  35 yaşın altındaki kadınlar için tüp bebek tedavilerinin sadece  yaklaşık % 40’ı ilk denemede canlı doğumlarla sonuçlanmaktadır. Bu başarı şansı da yine yaşla birlikte azalır.

Başarı oranları aynı zamanda klinikler arasında da farklılık gösterir. Bu nedenle tedavinin hangi tüp bebek uzmanı tarafından ve hangi klinikte yapılacağı da kesinlikle çok iyi değerlendirilmeli ve tartışılmalıdır. Bu bağlamda tüp bebek tedavisi düşünen çiftler araştırma yaparken, elde edilen gebelik oranlarından ziyade canlı doğum oranlarını araştırmalılar ve buna göre seçim yapmalılar. Aynı şekilde bir klinikte başarı oranı diğerlerine göre nispeten düşük olmakla birlikte, bazı çiftler için en ideal ve en başarılı klinik olabilir, o çiftin bebek sahibi olmasını sağlayabilir.

2- Tüp bebek tedavisi uzun zaman alabilir!

Elbette ki, her çift tedaviye başvurduğunda tüm koşulların mümkün olan en olumlu şekilde seyrettiğini duymak ve de ilk denemede başarılı bir sonuç alabilmek ister. Oysaki bu her zaman böyle olmayabilir. Bir kadının adet döngüsü normalde yaklaşık 28 gün sürer. Ancak bir tüp bebek tedavisi döngüsü bundan daha uzun sürebilir.

Adetin ilk günü kliniğe gidilir!

Bir çift, tüp bebek tedavisine karar verdiğinde, kadının adet dönemin ilk gününde kliniği aramalıdır. İkinci veya üçüncü günde kadının kan testleri ve ultrason için kliniği ziyaret etmesi gerekir. Bu randevuda, doğum kontrolü için genellikle yaklaşık iki hafta süren bir reçete verilecektir. 

Yumurtlama ilaçları alınır!

Kadının 10 ila 12 gün boyunca her gün yumurtlama ilaçlarını kullanması gerekir. Bunlar yumurtalıklarda daha olgun yumurta üretilmesine yardımcı olacak hormonal uyarıcı ilaçlardır.

Yumurtalar toplanır ve döllenme olur!

Yumurtaların yeterli olgunluğa eriştiğinin görülmesiyle olgun yumurtalar toplanır ve aynı gün baba adayından da sperm alınır. Bu şekilde yumurta ve sperm hücreleri laboratuvarda bir araya getirilir ve döllenme gerçekleştirilerek embriyo oluşumu sağlanır. 

Embriyo transfer edilir!

embriyo transferi

Embriyolardan en uygun olanlar, genellikle 2. veya 3. günde alınır ve 1 – 2 tane embriyo rahme transfer edilir. Eğer embriyolar için genetik test yapılması isteniyorsa ve de blastokist (5. gün embriyosu) transfer edilecekse 5. güne kadar beklenir. Embriyolar genetik test için gönderilmeden önce laboratuvarda bir hafta büyür (çiftin ve tedaviyi gerçekleştiren uzmanın kararı ile), bu da bir hafta sürer. Sonrasında uygun bulunan 1 ya da 2 embriyo anne adayının rahmine transfer edilir. 

Gebelik testi yapılır!

Embriyo transferinden 12 gün sonra kanda gebelik testi yapılır ve gebeliğin oluşup oluşmadığı tespit edilir. 

Bu bağlamda temelde adet döngüsünün başlangıcından itibaren bir çiftin kaç tane genetik olarak normal embriyosu olduğunu bulmak yaklaşık altı hafta sürüyor. Çoğunlukla da ertesi ay, embriyo rahim içine transfer edilmeden önce rahim astarının hazırlanması yaklaşık 4 -6 hafta sürüyor ve 12 gün sonrada kadının hamile olup olmadığı anlaşılabiliyor. Bu şekilde bakıldığında da bir an önce bebeğini kucağına almak isteyen çiftler için uzun bir zaman gerekiyor. 

3- Tüp bebek tedavisi strese yol açabilir!

Kısırlık ve bunun tedavisi ile uğraşmak başlı başına son derece stresli olaylardır. Bu nedenle de hem daha önceki doğal yolla gebelik denemelerinin başarısız olması hem de yeni bir tedavi uygulamanın bilinmezlerle dolu olması depresyon ve hatta anksiyeteye sebep olabiliyor. Tüp bebek tedavisinde çok sık olmasa da bazı anne adaylarının bu tür sorunlar yaşaması olasıdır. Hatta bazı uzmanlara göre tüp bebek tedavisi ile gebe kalmaya çalışan bazı kadınlarda yeni ruhsal sorunlar ortaya çıkması veya önceden var olan psikolojik sorunların daha şiddetli hale gelebilmesi, kötüleşebilmesi söz konusu olabiliyor. Bunun için uzmanlar, tedaviye başlamadan önce ve tedavi sürecinde gerekiyorsa psikolojik destek alınmasını, öncelikle hastaların zihinsel sağlıklarını daha iyi hale getirmelerini tavsiye etmekteler. Bu bakımdan tüp bebek tedavisindeki olası stres faktörleri ile ilgili duygusal destek almak ve uzmanlarla açık, dürüst bir diyalog kurmak önemlidir. Bu süreçteki desteğe eş, yakınlar, aile üyeleri, arkadaşlar, destek grupları ve terapistler de dahil olabilir.

4- İkincil kısırlık söz konusu olabilir!

Birçok kişi, bir kez doğal yolla gebe kalabildiğinde, sonraki gebeliklerin de yardım almadan gerçekleşeceğini düşünüyor. Ancak durum her zaman böyle değildir. Çünkü ilk bebeğine doğal yolla gebe kalabildiği halde, sonradan çeşitli etkenler dolayısıyla gebe kalamamak çok da sıra dışı değildir. İkincil kısırlık, zaten bir veya daha fazla çocuk doğurmuş bir kadının sonradan tekrardan doğal yolla hamile kalamamasıdır.

Her ne kadar çoğu insan şaşırsa da, geçmişte mümkün sonradan mümkün olamayabiliyor. Bu kesinlikle oldukça sinir bozucu ve endişe verici bir sorundur. Bu şekilde ikincil kısırlık vakaları yaşın ilerlemesi ve sağlık sorunlarının ortaya çıkması gibi değişikliklerinden kaynaklanabilir veya nedeni açıklanamayabilir. İkincil kısırlık sorunu yaşayan insanlar için tüp bebek tedavisine başvurma kararı zor olabilir. Ancak bu fikre alışmak gerekir. Zira üreme çağında iken yaklaşık 1 yıl boyunca düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik olmuyorsa, daha önceden çocuğu olup olmamasından bağımsız olarak “kısırlık” sorunundan bahsedilebilir ve de tüp bebek tedavisi gerekebilir.

5- Çok sayıda embriyo oluşursa bir karar vermek gerekir!

Tüp bebek tedavisi alan herkesin amacı, aralarından seçim yapabileceği çok sayıda sağlıklı embriyoya sahip olmaktır. Daha sağlıklı çok sayıda embriyo; bu embriyoların rahme tutunma, hamile kalma ve canlı doğum yapma şansının artması anlamına gelebilir. Bazı hastalar çok iyi kalitede üreme hücrelerine sahiptir ve döllenme sonucunda ihtiyaç duyduklarından daha fazla sayıda sağlıklı embriyo oluşabilir. İşte bu durumda doğru kararı vermek önemlidir. Elde edilen çok sayıda sağlıklı embriyolardan transfer edilenlerin dışındakilerin gelecekte olası bir gebelik isteği için dondurularak saklanması en doğru yoldur. Belki de çiftin başka çocukları da olduğundan, yeniden gebelik istemiyor olabilir. Ancak hem tüp bebek denemesinin % 100 başarı garantisi olmaması hem de gelecekte yeni bir deneme isteyip istemeyeceğinin tam olarak bilinmiyor olması dolayısıyla fazla embriyoların dondurularak saklanması yoluna gidilmesi önerilir.

6- Bir ergen gibi hissetmek söz konusu olabilir!

Tüp bebek tedavisinde yumurtlamayı desteklemek için verilen hormonlar vücutta normalden çok daha fazla hormon salgılanması demektir. Bu da kadını daha sinirli, şişkin ve hatta duygusal etkilere daha açık hale getirebilir. Hormonlar arttığından kadın daha çok seks yapma isteği duyabilir. Bununla birlikte tüp bebek tedavisi sürecinin belirli noktalarında doktorlar cinsel ilişkiden kaçınmayı önerebilir. Bu bakımdan hem bu değişimlere alışmak hem de cinsel ilişki konusunda doktorla konuşmak, soru işaretlerinden kurtulmak gerekir.

7- Çocuk sahibi olmayı ertelemek çok da doğru olmayabilir!

Kadınların yumurtalarının kalitesi zamanla azalır, bu da gebe kalmayı ve hamileliği zorlaştırabilir. Uzmanlara göre aslında kadınlar bebek sahibi olmayı ve doğurganlık yetisinin ne durumda olduğunu daha erken yaşta düşünmeye başlamalılar. Çünkü her ne kadar yirmi yaşlarının ortalarındaki kadınlar için bebek sahibi olmak akıllarındaki son şey olsa bile doğurganlıklarının ne durumda olduğunu düşünmek kötü bir fikir değil, hatta gereklidir. Günümüzde sıklıkla otuzlu yaşlarının ortalarında doğurganlıkla mücadele eden kadınlar var ve onların hiçbiri aslında yaşın bu kadar hızlı ilerleyeceğini ya da üreme yetisinin bu kadar çabuk tükeneceğini düşünemiyor. Oysaki basit testler kadınların yaşamın ilerleyen dönemlerinde gebe kalma konusunda sorun yaşayıp yaşamayacaklarını bilmelerine yardımcı olabilir. Daha da önemli, artık kadınlar ileri yaşta gebe kalmanın zor olacağını akıllarından çıkarmamalılar ve planlarını da buna göre yapmalılar.

8- Kısırlık aslında zannedildiğinden daha yaygın bir sorun!

Doğal yolla gebelik elde edemeyen çiftler, bu sorunun yalnızca kendilerinde olduğunu düşünüp hayal kırıklığı yaşayabiliyor, endişelenebiliyor. Oysaki kısırlık zannedildiğinden çok daha yaygın bir sorundur. Dünya genelinde sekiz çiftten yaklaşık birinin doğal yolla bebek sahibi olmakta zorlandığı biliniyor. Bu bağlamda da muhtemelen zannedildiğinden daha fazla çift tüp bebek tedavisi alıyor. Kısırlıkla mücadele eden ve gebe kalabilmek için tedavi göre çiftler yalnız olmadıklarını bilmeli ve bu konuda daha ümitli olmaya çalışmalılar. 

9- Bazen her şeye gülmek iyi gelebilir!

Vücuttaki her bir hücrenin beyinle, kalple, ruhla koordineli bir şekilde çalıştığı unutulmamalıdır. Yani ruhsal açıdan sağlıklı olmayan kişinin üreme sisteminin de sağlıklı çalışması, tedavilere olumlu yanıt vermesi zor, hatta kimi zaman imkansız olabilir. Tüp bebek tedavisi deneyimi de kimi zaman sinir bozucu anlarla dolu olabilir. Ancak buna rağmen ümidi yitirmemek, yüzünden gülümsemeyi eksik etmemek başarıya giden yolda çok önemli bir anahtardır. Mizahın ve olumlamanın gücüne inanıp gülmek, gülümsemek tüp bebek tedavisi sürecinde fazlasıyla yardımcı olacaktır. 

10- Tüp bebek tedavisi babaları da etkiler!

Her ne kadar kadınların tüp bebek tedavisi ile ilişkili tıbbi prosedürlerin çoğuyla uğraşmaları gerektiği doğru olsa da, tüm süreç umutlu babalar için de zorlu olabilir. Tüp bebek tedavisinde çoğunlukla baba adaylarının duygusal yönleri, geniş ölçüde göz ardı edilen bir husustur. Tedavi sürecinde erkekler hem kendi sperm hücrelerinin yumurtayı dölleyip dölleyemeyeceği hem yeterli spermi olup olmadığı konusunda hem de tedavinin sonucunun nasıl olacağı hususunda endişe duyar. Bununla birlikte tedaiye daha aktif olarak katılan eşlerin kendilerini daha iyi hissetmeleri için de baba adaylarına çok fazla görev düşüyor. Aynı zamanda erkekler, hamilelik kaybı durumunda en az kadın kadar acı çekmekte, mutsuzluk yaşamaktalar. 

11- Gebelik testi pozitif sonuçlandığında tamamen rahatlama olmaz!

Gebelik testinin olumlu sonuç vermesi şüphesiz tüp bebek tedavisi alan çiftler için neşeli bir an ve istenen bir sonuçtur. Ancak bu test sonucu endişelerin de sonu olmayacaktır. Tüp bebek tedavisinde sağlıklı bir bebek doğuncaya kadar rahatlamak yoktur. Doğumda bebeğin ağlama sesine kadar tüp bebek tedavisinin her gününde bilinmeyenin korkusu, endişesi hissedilir. 

12- Sonunda her şeye değer!

Evet, bebek doğduğunda muhtemelen her şey mükemmel olacaktır. Tüp bebek süreci korkutucu, pahalı ve duygusal olarak zorlu olmasına rağmen, beklenen “aile olma” isteğinin gerçekleşmesi her şeye değer. Her yolu denemek için çaba gösterme, maddi, manevi her kaynağı harcama, uykusuz geceler ve stres dolu günlerin tükenmesi, bebeğin gözleri açıldığında ve anne, babasıyla temas kurduğunda sona eriyor. 

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar