Paylaş:

Erkekten kaynaklanan kısırlık vakalarında sorun genellikle sperm sayısının ve kalitesinin düşüklüğü olur. Baba adayının sperm sayısı ve kalitesi gebelik elde etmek için düşükse genellikle ya döllenme olmaz ya da döllenme olsa bile gebelik devam edemez. Geçmiş yıllarda bu kadar çok olmamakla birlikte günümüzün yaşam ve beslenme koşulları altında sperm kalitesi ve sayısını olumsuz etkileyen pek çok alışkanlık bulunmakta ve bunlar gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Modern yaşam koşulları ve alışkanlıkları kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de üreme yetersizliklerine sebep olabilmekte, kısırlığın yaygınlaşmasına yol açabilmektedir. 

Günümüzde erkeklerin sıklıkla yaptığı; fazla dar pantolon giymek, çok fazla spor yapmak, yeterli D vitamini almamak, sauna, solaryum gibi aşırı sıcak ortamlarda bulunmak gibi durumlar sperm sayısının azalmasına neden olarak kısırlığa yol açabiliyor. Zira erkeğe bağlı kısırlık problemlerinde sperm sayısı, morfolojisi ve hareketliliği en önemli kriterler arasındadır. Yetişkin ve üreme çağındaki bir erkeğin günlük hayatında iç içe olduğu rutin bazı etkenler var olan spermlerin ölmesine neden olup kısırlığa yol açıyorlar. Bu bağlamda spermlerin nelerden kaynaklı olarak öldüklerini bilmekte fayda var. 

Sperm öldüren faktörler nelerdir?

  • Bazı hastalıklar ve cerrahi operasyonlar

Erkeğin geçirdiği bazı hastalıklar ve bunların tedavisi için geçirdiği cerrahi operasyonlar sperm kalitesini ve sayısını olumsuz etkilemekte, hatta kısırlığa sebep olabilmektedir. Özellikle direkt olarak testislerle ilgili sağlık sorunları ve ameliyatlar kısırlık nedeni olabiliyor

  • Bazı kemoterapi ilaçları

Kanser hastalıklarının tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının kişinin tüm vücut fonksiyonlarını olumsuz etkilemektedir. Bu bağlamda kemoterapi görenlerin üreme yetisinde de düşük, üreme hücrelerinin kalitesinde ve sayısında azalma olur. Özellikle de Hodgin lenfoma, testis tümörleri ve akut lenfositik lösemi (ALL) gibi daha çok genç yaşlarda görülen kanser hastalıklarının tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının çok şiddetli bir şekilde sperm yapımına zarar verdiği biliniyor. Zira sperm yapımında görevli olan hücreler radyasyona karşı aşırı duyarlılar. Aynı bağlamda kanser tedavisinde kullanılan radyoterapinin de sperm yapımını geçici olarak durdurabilme ya da tamamen yok edebilme etkisi bulunmaktadır. Tüm bunlardan dolayı da kemoterapi sonrasında baba olmak isteyen erkekler günümüzde ileri teknoloji sayesinde kemoterapi ve radyoterapi tedavileri öncesinde spermlerini toplatıp dondurarak saklamayı tercih etmekteler. 

  • Alkol ve sigara kullanımı

Sigara ve alkol kullanımının vücuttaki tüm organlara ve fonksiyonlara olduğu gibi sperm yapımına da olumsuz etki yaptığı bilinmektedir. Özellikle de sigaranın sperm sayısı ve hareketliliği üzerinde oldukça olumsuz etkileri bulunmaktadır. Uzmanların altını çizdiği üzere sigaranın içinde yaklaşık 100’den fazla zararlı madde bulunmakta, bu maddelerin oluşturduğu moleküler yapı da testislerde birikebilmektedir. Bu bağlamda sigaranın sperm sayı ve hareketliliği üzerinde olumsuz etkileri olduğu gibi, sperm kalitesi üzerine de olumsuz etkileri olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Spermlerin kalitesini artırmak için baba adaylarının sigarayı bırakması önerilir.

Zararlı alışkanlıklardan bahsedildiğinde ilk sırada sigara yer alırken, elbette ki ikinci sırada alkol geliyor. Zira sigara ve alkol kişinin üreme fonksiyonlarına zarar vermektedir. Sık sık, düzenli olarak alınan alkol kişinin; yumurta kalitesini, sperm kalitesini ve buna bağlı olarak embriyo kalitesini olumsuz anlamda etkiliyor. Bu bağlamda bazı uzmanlara göre az ya da çok alkol kullanımı, bazılarına göre ise haftada üç kadehten fazla alkol tüketimi kişinin zihinsel, bilişsel, solunum, üreme sistemlerinin tamamına zarar vermektedir. Hatta haftada 3 kadehten fazla alkol tüketimini uzmanlar, ağır alkol tüketimi olarak tanımlamaktalar. Özellikle de çok fazla ağır alkol tüketimi erkeğin sperm sayısını, hareketliliğini ve kalitesini olumsuz etkilemektedir. Çünkü alkol bağımlılığı kişinin karaciğer ve hormon dengesini bozarak sperm üretimi üzerinde negatif etki yaratır.

  • Ph değeri düşük olan sıvılar

Sperm üretiminin ve canlılığının istenen düzeyde seyredebilmesi için Ph seviyesinin de yüksek olması gerekir. Bu bağlamda ph değeri düşük olan sıvılar ve kayganlaştırıcıların kullanımı ya da maruz kalınması spermler için toksik ortam oluşturur. Örneğin limon suyunun sperm öldürücü etkisi olduğu bilinmektedir. Çok eski dönemlerde cinsel ilişki sonrasında vajinanın içini yarı yarıya sulandırılmış limon suyu ile temizlenmesi yoluyla doğum kontrolü sağlanabilmekteymiş. Bu konuda yapılan bazı çalışmalar limon suyunun AIDS virüsü üzerinde de toksik etki gösterdiğini ve bulaşma riskini azalttığını gösteriyor. Limon suyunun dışında normal içme suyu kendi başına spermi öldürücü bir etkiye sahip değildir. Ancak sık sık ya da düzenli aralıklarla saunaya gitme veya sıcak banyo yapma gibi alışkanlıkların sperm kalitesini bozduğu bilinmektedir. Ayrıca şampuan, sabun, duş jeli gibi ürünlerde bulunan klor da sperme zarar verebilir.

Spermin kalitesini ve sayısını düşüren etkenler nelerdir?

  • Fazla dar kıyafetler giymek 

Moda dönem dönem değişiklik göstermekle birlikte genellikle vücut hatlarını belli eden dar kıyafetler favori oluyor. Ancak çok dar kıyafetlerin birtakım sorunlara sebep olabildiği de bir gerçektir. Aşırı dar iç çamaşırı ve pantolonların, taytların erkeklerde üreme kapasitesini azalttığı bilinmektedir. Uzmanlar, erkekte sperm sayısını etkileyen dış faktörlerden en önemlilerinden birinin dar iç çamaşırı giymek olduğunu belirtmekteler. 

Çok dar iç çamaşırı giymek testislerin vücuda daha yakın olmasına, testislerin sıkışmasına sebep olarak hava dolaşımını azaltır ve testislerdeki ısının artmasına yol açar. Aslında testislerin bir iç organ gibi içerde değil de, vücut dışında konumlanmış olmasının önemli bir sebebi vardır. Testislerin optimum fonksiyon gösterebilmesi için en ideal ısı 35 derecedir, dar iç çamaşırlarında bu ısı artar. Bebek sahibi olmak isteyen kişi dar iç çamaşırlarından, kot pantolonlardan ve taytlardan uzak durmalıdır. Daha bol kıyafetler giymeye başladıktan yaklaşık 3 ay sonra baba adayının sperm değerleri normale, yani sağlıklı haline döner.

  • Yaşın ilerlemesi

Hem kadınların hem de erkeklerin elbette ki biyolojik saati vardır. Kadınlar için 40 yaş sonrası, üreme açısından sınır ya da riskli dönem olarak tanımlanırken, erkeklerin de 35 yaş sonrasında üreme potansiyellerinin azalmaya başladığı söylenebilir.  Erkeğin yaşı arttıkça spermlerin içerdiği genlerin anormal olma riski de artar. Bu bağlamda elbette ki zamanı geri almak mümkün değil, bu bakımdan baba olma yaşını ertelememek en doğrusu olacaktır.

  • Kanser tedavisi görmek

Kanser hastası olmak ve kanser tedavisi görmek erkeklerde sperm üretimini olumsuz etkiler, kemoterapi ve radyoterapi sperm sayısı ve kalitesini düşürür. Özellikle de prostat kanseri dolayısıyla ameliyat olan erkekler, cerrahiden sonra ereksiyon sorunu yaşayabiliyorlar. Bu bakımdan kanser tedavisi görecek olan erkeklerin tedaviye başlamadan önce sperm dondurmaları önerilir.

  • Bazı hastalıklara sahip olmak

Pek çok hastalık erkeklerde üreme yetisini olumsuz etkileyebiliyor. Bu bağlamda kalp damar hastalıkları, kan dolaşımını etkileyerek ereksiyonu engelleyebiliyor ya da cinsel yetersizliğe neden olabiliyor. Bunun yanında kontrol altına alınamayan şeker hastalığı erkeklerde iktidarsızlığın önemli sebepleri arasındayken, sperm kalitesini de olumsuz etkiler. 

  • Bazı ilaçları kullanmak

Hastalıkların tedavisi için kullanılan pek çok ilaç türü üreme yetisini olumsuz etkiliyor. Pek çok antibiyotik testisler için toksik özellik gösterir ve sperm üreten hücrelere hasar verebilir. Bazı ilaçlar ise sperm üreten testis hücrelerini uyaran hormon sinyallerini kesere ve sperm sayısının azalmasına sebep olabilirken, bazı ilaçlar ise cinsel isteği ve ereksiyonu olumsuz etkileyebilir. Özellikle de tansiyonu düşürmek için kullanılan pek çok ilacın spermin yumurtayı dölleme kapasitesini azalttığı biliniyor. 

  • Varikosel olması

Erkeklerde kısırlık sebeplerinden birisi olan varikosel, testislerin etrafındaki toplardamarların çok fazla genişlemesi sorunudur. Varikosel, skrotumdaki ısı artışına sebep olarak üreme yetisini azaltır. Erkeklerde % 15 oranında görülen varikosele sahip olan erkeklerin % 40’ında kısırlık sorunu vardır. Zamanında tedavi edilmeyen varikosel, zamanla testislere ve üreme yetisine daha fazla zarar verir. 

  • Kanal tıkanıklığı

Kanal tıkanıklığı erkek kısırlığının en önemli sebepleri arasındadır. Erkeğin spermleri oluştuktan sonra, olgunlaşmak için “epididim” dene kıvrımlı tüplerde depolanır. Sonrasında spermler depolandıkları bu yerden “vas deferens” adı verilen kanallarla penis dışına atılır. Erkeğin geçirdiği klamidya ve gonore gibi enfeksiyonlar, bu kanalları tıkayabilir ve spermlerin testislerden penise ulaşımasını engelleyebilir.

  • Çok fazla spor yapmak

Spor yapmak, hem fit kalmak hem de sağlıklı olmak için çok önemlidir. Ancak aşırı yoğun egzersiz yapmak, erkeğin doğal üreme kapasitesini azaltır. Özellikle de vücudun dayanıklılığını artırma amaçlı yapılan uzun süreli egzersizler hormon dengesini değiştirerek, testosteron miktarını azaltır ve sperm üretimini de olumsuz etkiler.

  • Uzun süre bisiklet kullanmak

Erkeklerin düzenli aralıklarla uzun süreli olarak pedal çevirmeleri de penise giden sinir ve damarların uzun süre baskı altında kalmasına neden olur. Bu tür bir durumda da kişinin üreme yetisi olumsuz etkilenir. Bu bakımdan düzenli olarak uzun süren bisiklet egzersizi yapan erkeklerde ereksiyon sorunları da görülür.  

  • Fazla ısıya maruz kalmak

Erkeğin testislerinde fazla ısı artışına sebep olan her şey sperm üretimini azaltmaktadır. Bu bağlamda sık sık ve uzun süreli olarak sıcak su torbası kullanmak, saunaya gitmek, 30 derecenin üzerinde ısıda yarım saat ve daha uzun süreli olarak kalmak sperm sayısını önemli ölçüde azaltır.

  • Çok sık mastürbasyon yapmak

Sperm sayısı ve canlılığı için her gün boşalmaktan kaçınmak, 2 – 3 gün arayla boşalmak önerilir. Zira çok sık mastürbasyon yapan erkeklerde sperm volümü azalmakta, sperm deposu boşalmaktadır. Bu konuda yapılan çalışmalar her gün, günde iki ya da daha fazla boşalan yaşayan erkeklerde üremenin olumsuz etkilendiğini gösteriyor. 

  • D vitamini eksikliği

D vitamini, hem kadınlarda hem de erkeklerde üreme yetisi, üreme hücrelerinin sağlığı açısından çok önemlidir. Erkeklerde D vitamini eksikliği spermlerde DNA hasarı oluşabiliyor. Bu bakımdan üreme kapasitesini artırmak isteyen erkekler güneş ışığından yeterince yararlanmalılar. Bunun için özellikle güneşli öğlen saatlerine dışarıda olmaya özen göstermekte fayda var. 

  • Alkol kullanmak

Alkol, vücuttaki tüm sistemlere az ya da çok zarar verdiği gibi sperm oluşturan hücreleri de öldürücü etkiye sahiptir. Bu bakımdan fazla alkol tüketimi erkeğin sperm sayısını, spermin dölleme yetisini azaltır, spermlerin de şeklini bozar. Hatta aşırı alkol kullanan kişilerde, östrojen hormonu arttığı için libido düşer. Uzmanlar, çocuk sahibi olmak isteyen erkeklere alkol tüketimini 2 – 3 ay öncesinde azaltmayı önermekteler. 

  • Sigara kullanmak

Sigara, erkeklerin spermlerinde DNA hasarına sebep olur. Bu tür bir durumda da kısırlık veya oluşan gebeliğin düşmesi söz konusu olabilir. Özellikle de çok fazla sigara içenlerin spermlerinin hareketleri azalmıştır.

  • Obezite 

Uzmanlara göre kadınlarda ve erkeklerde fazla kilolar kısırlık sebebidir. Kişinin vücudundaki yağ dokusunun artması hormonsal dengeyi ve dolayısıyla üreme hücresi üretimini bozar. 

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar